| Sizin alınız al inandım
| Take your forehead, I believed
|
| Morunuz mor inandım
| I believe your purple is purple
|
| Tanrınız büyük amenna
| your god great amenna
|
| Şiiriniz adamakıllı şiir
| your poem is a good poem
|
| Dumanı da caba
| Also the smoke
|
| Dumanı da caba
| Also the smoke
|
| Dumanı da caba
| Also the smoke
|
| Dumanı da caba
| Also the smoke
|
| Bütün ağaçlarla uyuşmuşum
| I'm numb with all the trees
|
| Kalabalık ha olmuş ha olmamiş
| The crowd is okay or not
|
| Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
| Lost in the streets, found in my pocket
|
| Ama sokaklar şöyleymiş
| But the streets were like this
|
| Sokaklar şöyleymiş
| The streets were like this
|
| Ağaçlar böyleymiş
| The trees were like this
|
| Sokaklar şöyleymiş
| The streets were like this
|
| Ağaçlar böyleymiş
| The trees were like this
|
| Ama sizin adınız ne
| but what is your name
|
| Benim dengemi bozmayınız
| Don't disturb my balance
|
| Ama sizin adınız ne
| but what is your name
|
| Benim dengemi bozmayınız
| Don't disturb my balance
|
| Sokaklar şöyleymiş
| The streets were like this
|
| Ağaçlar böyleymiş
| The trees were like this
|
| Sokaklar şöyleymiş
| The streets were like this
|
| Ağaçlar böyleymiş
| The trees were like this
|
| Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
| My love can also change, my facts can also change
|
| Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
| Against a sparkling wavy sea
|
| Yan gelmişim diz boyu sulara
| I came to the knee-deep waters
|
| Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
| I smile at you all with good intentions
|
| Hiçbirinizle döğüşemem
| I can't fight any of you
|
| Siz ne derseniz deyiniz
| Say what you say
|
| Benim bir gizli bildiğim var
| I have a secret knowledge
|
| Sizin alınız al inandım
| Take your forehead, I believed
|
| Morunuz mor inandım
| I believe your purple is purple
|
| Ben tam kendime göre
| I'm totally on my own
|
| Ben tam dünyaya göre
| I am according to the whole world
|
| Ama sizin adınız ne
| but what is your name
|
| Benim dengemi bozmayınız
| Don't disturb my balance
|
| Sokaklar şöyleymiş
| The streets were like this
|
| Ağaçlar böyleymiş… | The trees were like this… |