| Küçüğüm (original) | Küçüğüm (translation) |
|---|---|
| Küçüğüm daha çok küçüğüm | I'm small I'm small |
| Bu yüzden bütün hatalarım | So all my mistakes |
| Öğünmem bu yüzden | That's why I don't eat |
| Bu yüzden kendimi | That's why I myself |
| Özel önemli zannetmem | I don't think it's special |
| Küçüğüm daha çok küçüğüm | I'm small I'm small |
| Bu yüzden bütün saçmalamam | So all my bullshit |
| Yenilmem bu yüzden | That's why I'm not defeated |
| Bu yüzden hala kendime güvensizliğim | That's why I'm still insecure |
| Ne kadar az yol almışım | How little did I go |
| Ne kadar az | how little |
| Yolun başındaymışım meğer | It turns out I was at the beginning of the road |
| Elimde yalandan kocaman rengarenk | In my hand, a huge, colorful lie |
| Geçici oyuncak zaferler | Temporary toy victories |
| Küçüğüm daha çok küçüğüm | I'm small I'm small |
| Küçüğüm daha çok küçüğüm | I'm small I'm small |
| Bu yüzden bütün korkularım | So all my fears |
| Gururum bu yüzden | That's why I'm proud |
| Bu yüzden çocuk gibi korunmasızlığım | That's why I'm vulnerable like a child |
| Küçüğüm daha çok küçüğüm | I'm small I'm small |
| Bu yüzden sonsuz endişem | That's why my endless worry |
| Savunmam bu yüzden | That's why I defend |
| Bu yüzden bir küçük iz bırakmak için didinmem | So I don't bother to leave a little mark |
