| Albüm çıkana kadar albüme almadığım şarkıları burdan yayınlanmaya karar verdim
| I decided to publish the songs that I did not include in the album until the album was released.
|
| Albüm biraz uzadı ama beklediğinize deyicek zenciler
| The album got a little long but it's what you expect niggas
|
| Bu şarkılar eski
| These songs are old
|
| Şarkılar eski
| songs old
|
| Atmosferde ne var ne yok
| What's in the atmosphere
|
| Atmosferde ne var ne yok (11, ah, yeah)
| What's up in the atmosphere (11, ah, yeah)
|
| Evimde bi' kalem bile yok kalemde nöbetçi kalmadı (yok)
| There is not even a pen in my house, there is no guard left in the pen (no)
|
| Azalan her şey belki de hayatta kalmamı sağladı
| Everything that has decreased may have helped me survive
|
| Sabah sabah dışardayım göremez çatık kaşlarımı, kimse
| I'm outside in the morning, no one can see my frown
|
| Sadece gözümüzü açıyor artık bu uyku ilaçları (ah)
| It just opens our eyes now these sleeping pills (ah)
|
| Fer yok gözümde umudun içinde boğdum bu ruhumu (ya)
| There is no fer in my eyes, I drowned this soul in hope (ya)
|
| Niye rengi siyah bayrağın soruya bak, orospu oldu mu? | Look at the question why the color of the flag is black, was it a bitch? |
| (siktir)
| (Fuck)
|
| Dedi «terbiyeni bi' takın»
| He said "put your manners on"
|
| Okey, kaç karat olsun canım
| Okay, how many carats my dear
|
| Yeni bi' ev arıyorum kendime zaten (zaten), hastaneye yakın
| I'm looking for a new house already (already), close to the hospital
|
| Oyun uzar, yeğenim kadar da boyunuz var
| The game gets longer, you're as tall as my nephew
|
| Ne demek istedin bana sen içinden konuşma bu kafa paranoyak (pa, pa, pa, pa, pa)
| What did you mean, don't talk to me, this head is paranoid (pa, pa, pa, pa, pa)
|
| Yak, parayı yak kaçılmaz kaderin bonusu keder
| Burn, burn money, inescapable bonus of fate, grief
|
| Yeter, gidermek içinde bulursun kendini
| That's enough, you find yourself in it
|
| Yanın boş elinde tiner
| Thinner in your empty hand
|
| Geri döndüm yolu (dön)
| I'm back the way (turn)
|
| Beni niye yordun, niye?
| Why did you make me tired, why?
|
| Elimi yıkadım kan ve gözyaşına devlet koymadı vergi diye
| I washed my hands, the state did not put tax on blood and tears
|
| Sizden ucuzdur mermi belki ama
| Maybe the bullet is cheaper than you but
|
| Pahalı senden bi' dergi bile (daha pahalı) ve hem de haftalık
| Even a magazine (more expensive) than you, and even a weekly
|
| Para algılamanız için örnek şıllık
| Sample bitch for your money detection
|
| Üstünüze biri kusarsa benim (No.1)
| If someone vomits on you, it's me (No.1)
|
| Gözlüğümü getirin gözlerimin (gözlerimin)
| Bring my glasses to my eyes (eyes)
|
| Atmosferde ne var bilirim
| I know what's in the atmosphere
|
| Çünkü, çünkü
| because, because
|
| Geceler uçak kazası gibi
| Like a plane crash at night
|
| Sorması ayıp ama rap’iniz lens mi?
| It's a shame to ask, but is your rap lens?
|
| Kime göre cinayet, tamam sensin
| Murder for whom, okay you
|
| Doğuştan düşüşte kafam, seversin
| My head in congenital fall, you like
|
| Gerçekten tanısan nefret edersin, ya
| You'd hate if you really knew, ya
|
| Geceler uçak kazası gibi
| Like a plane crash at night
|
| Geceler uçak kazası gibi
| Like a plane crash at night
|
| Ben atmosferde ne var bilirim
| I know what's in the atmosphere
|
| Çünkü geceler uçak kazası gibi
| 'Cause the nights are like a plane crash
|
| Sorması ayıp ama rap’iniz lens mi?
| It's a shame to ask, but is your rap lens?
|
| Kime göre cinayet, tamam sensin
| Murder for whom, okay you
|
| Doğuştan düşüşte kafam, seversin
| My head in congenital fall, you like
|
| Gerçekten tanısan nefret edersin, ya
| You'd hate if you really knew, ya
|
| Geceler uçak kazası gibi
| Like a plane crash at night
|
| Geceler uçak kazası gibi
| Like a plane crash at night
|
| Atmosferde ne var bilirim
| I know what's in the atmosphere
|
| Çünkü geceler uçak kazası gibi | 'Cause the nights are like a plane crash |