| Adım 1 ceza evi Dövmesi gibi
| Step 1 like a prison Tattoo
|
| Adım 1 bir bebeğin ölmesi gibi
| Step 1 is like a baby dying
|
| Adım 1 bir böceğin gölgesindeyim
| Step 1 I'm in the shadow of a bug
|
| Adım hiç kör olanın görmesi miyim?
| Am I ever blind to see?
|
| Hadi sil sikmişim geleceğini
| Come on, delete your future
|
| İstiyorum hepsinin ölmesini
| I want them all to die
|
| İstiyorum herkesin gülmesini
| I want everyone to laugh
|
| Kim sağlayabilir bunun dengesini
| Who can balance this
|
| İki değil en fazla eksi birsin
| You are minus one at most, not two
|
| Diss yazıyorsan eğer eksilirsin
| If you write diss you will be down
|
| Böyle mutlu oluyorsan sen bilirsin
| If you're happy like this, you know
|
| Bütün ışın kılıçları götüne girdi
| All the lightsabers got in your ass
|
| Ayık beni punch falan kasmıyorum
| Sober I'm not punching me
|
| Çünkü rap’i düşünerek yazmıyorum
| 'Cause I don't write rap thinking
|
| Siz sahtesiniz ben kovalıyorum
| You're fake I'm chasing
|
| Bunu ters anladığına inanıyorum
| I believe you misunderstood this.
|
| Gözlerimin içine bakmaya kork
| Don't be afraid to look me in the eyes
|
| Nefes aldığım her yer benim için morg
| Every place I breathe is morgue for me
|
| Bilmiyorsan beni onlara sor
| If you don't know, ask them about me.
|
| Hayatım rap ve de bir işim yok
| My life is rap and I don't have a job
|
| Benim adım bir neresini anlayamadın
| What part of my name did you not understand?
|
| İstersem maket yapıp kafana sokarım
| If I want, I can make a model and stick it in your head.
|
| Savunduğunuz adamlara bakın
| Look at the guys you're defending
|
| Üniversite yıllarınız bitene kadar rap yapın
| Rap until your college years are over
|
| Ben bir tabuttan göz kırparım sana
| I wink at you from a coffin
|
| Tüylerin dikenli tel gibi şu anda
| Your hair is like barbed wire right now
|
| Uyursan üstünden atlatıcam seni
| If you sleep, I'll get over you
|
| Sonradan sarıysa ticari
| If yellow later, commercial
|
| Noktayı koyamadım günler virgül
| I couldn't put the dot days comma
|
| Belkide olur ulan belkide bir gün
| Maybe it will happen, maybe one day
|
| Buna göre haftalarım sekiz gün
| Accordingly, my weeks are eight days.
|
| Bunu gül diye yazmadım öksür sansür
| I didn't write this as a laugh cough censorship
|
| Bir mikrofon bir PC ve bir de kulaklık, hem de kırık
| A microphone, a PC and a headset, both broken
|
| Cehennemin Dibi çok yakında | Hell's Deep Coming Soon |