| Hatırlıyor musun kim olduğunu
| do you remember who you are
|
| Hâlâ hissedebiliyor musun
| can you still feel
|
| Ne zamandır farkında mısın yokluğunun
| How long have you been aware of your absence?
|
| Arasan bulur musun kaybolduğun yerleri
| If you search, can you find the places where you were lost?
|
| Gündüzün geçtiğini farketmedin bile
| You didn't even realize the day had passed
|
| Anılar sinemasından bir bilet almışsın bu gece
| You bought a ticket from the memories cinema tonight
|
| Ömrün küsmek ve pişmanlıkla geçip gidiyor
| Your life passes with resentment and regret
|
| Bak hala aynı soruyu soruyorsun kendine
| Look, you're still asking yourself the same question
|
| Bazen kendi gölgene basar sendelersin ıssız sokaklarda
| Sometimes you step on your own shadow and stumble on deserted streets
|
| Bir karayel eser üşütür yalnızlığını yüzüne vurur
| A black wind works cold, it hits your loneliness on your face
|
| Çıkar gelir pişmanlıklar en zayıf anında
| Comes out, regrets come at their weakest moment
|
| Boğazında yıllanır bir düğüm
| A knot that grows in your throat
|
| Umurunda mı zamanın senin küskünlüğün
| Do you care when your resentment
|
| İçin öyle sıkılır kimse bilmez neyin var sen bile
| No one knows what's wrong with you, even you
|
| Olup bitenleri seyredersin öylece
| You just watch what's going on
|
| Yalnızsındır kalabalıklar içinde kim daha iyi bilir ki
| You are alone in the crowd who knows better
|
| Bir ses vardır çözer her şeyi yasaktır duyamazsın
| There is a voice that solves everything is forbidden, you can't hear
|
| Bazen kendi gölgene basar sendelersin ıssız sokaklarda
| Sometimes you step on your own shadow and stumble on deserted streets
|
| Bir karayel eser üşütür yalnızlığını yüzüne vurur
| A black wind works cold, it hits your loneliness on your face
|
| Çıkar gelir pişmanlıklar en zayıf anında
| Comes out, regrets come at their weakest moment
|
| Boğazında yıllanır bir düğüm
| A knot that grows in your throat
|
| Bazen
| Sometimes
|
| Gündüzün geçtiğini farketmedin bile
| You didn't even realize the day had passed
|
| Anılar sinemasından bir bilet almışsın bu gece
| You bought a ticket from the memories cinema tonight
|
| Ömrün küsmek ve pişmanlıkla geçip gidiyor
| Your life passes with resentment and regret
|
| Hâlâ aynı soruyu soruyorsun kendine
| You're still asking yourself the same question
|
| Bazen kendi gölgene basar sendelersin ıssız sokaklarda
| Sometimes you step on your own shadow and stumble on deserted streets
|
| Bir karayel eser üşütür yalnızlığını yüzüne vurur
| A black wind works cold, it hits your loneliness on your face
|
| Çıkar gelir pişmanlıklar en zayıf anında
| Comes out, regrets come at their weakest moment
|
| Bazen | Sometimes |