| Gel gidelim en başına, karşılaşma anı
| Let's go to the very beginning, the moment of encounter
|
| Dedim: 'benim adım yalnız'
| I said: 'my name is lonely'
|
| 'Ne tesadüf, benimki de'
| 'What a coincidence, mine too'
|
| Kartlar açık oynayalım
| Let's play cards face up
|
| Oyunlara kanmayalım, dedik
| We said let's not be fooled by the games
|
| Onlar gibi olmayalım
| Let's not be like them
|
| Büyüyü bozmayalım, istedik
| Let's not break the spell, we wanted
|
| Ama sen anlaşmayı bozdun
| But you broke the deal
|
| Ama sen bu garibi çok yordun
| But you got tired of this strange one
|
| Ama sende şeytan tüyü var
| But you got the devil's hair
|
| Kahretsin
| Damn it
|
| Asla sana kızamıyorum
| I can never be mad at you
|
| Sana küsemiyorum
| I can't be offended by you
|
| Sen beni aşık ettin
| you made me fall in love
|
| Asla yerine koyamıyorum kimseyi
| I can never replace anyone
|
| Öl dedin de ölmedik mi?
| Did you say die but we didn't die?
|
| Neden benim sana zaafım?
| Why do I have a weakness for you?
|
| Gönlüme ilaç mı attın, nedir
| Did you put medicine in my heart, what is it?
|
| Alışkanlıktan mıdır ki
| Is it out of habit?
|
| Her defasında affettim seni
| I forgive you every time
|
| İyi günde kötü günde
| in good day in bad day
|
| Hep yanında olmadım mı senin
| Haven't I always been with you
|
| Hak ettim mi ben bunları
| Did I deserve them
|
| Hani hiç beni üzmeyecektin | You would never hurt me |