| Duydum ki bizi terk etmeye azmediyorsun
| I heard that you are determined to leave us
|
| Etme
| don't
|
| Başka bir yâr başka gönüle meylediyorsun
| You tend to another heart to another heart
|
| Etme
| don't
|
| Varlık sahanı öyle terk ediyorsun
| That's how you leave your realm of existence
|
| Etme etme
| don't don't
|
| Bizi böyle harap böyle mahvediyorsun
| You're destroying us like this
|
| Gitme gitme
| don't go don't go
|
| Çalma bizi bizden gitme ellere doğru
| Don't steal us away from us
|
| O zehri şekerle sen bir ediyorsun
| You make that poison one with sugar
|
| Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
| If you were to turn away, the moon would turn black.
|
| Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun
| You mean demolishing your house in the month
|
| Kaybolma
| Lost
|
| Herkes gibi yok olma
| Don't disappear like everyone else
|
| Küskün gibi davranma
| don't act resentful
|
| Sonsuzum ol sen benim
| be my eternity you are mine
|
| O güzel gözlerin bugün ıslak bakıyorlar
| Your beautiful eyes are looking wet today
|
| Yapma
| Don't do that
|
| Sözlerin bugün biraz kısık kalıyorlar
| Your words are a little hoarse today
|
| Susma
| Silence
|
| Öncelik hakkını yanlış kullanıyorsun
| You are using the right of priority wrong
|
| Vazgeç vazgeç
| give up give up
|
| Bizi böyle yalnız resmediyorsun
| You picture us alone like this
|
| Etme etme
| don't don't
|
| Çalma bizi bizden gitme ellere doğru
| Don't steal us away from us
|
| O zehri şekerle sen bir ediyorsun
| You make that poison one with sugar
|
| Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
| If you were to turn away, the moon would turn black.
|
| Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun
| You mean demolishing your house in the month
|
| Kaybolma
| Lost
|
| Herkes gibi yok olma
| Don't disappear like everyone else
|
| Küskün gibi davranma
| don't act resentful
|
| Sonsuzum ol sen benim | be my eternity you are mine |