| Öyle Bir Rüya (original) | Öyle Bir Rüya (translation) |
|---|---|
| Bi tren boşaldı sonra | After a train left |
| Meydanlara kuşlar indi | Birds have landed on the squares |
| Seni beklerken her şey sana benzedi | Everything looked like you while waiting for you |
| Sonra bir ağaç indi | Then a tree landed |
| Ağaç, sana benzedi | The tree looks like you |
| Bir şarkı yanaştı iskeleye | A song docked at the pier |
| Kelimeler sana benzedi | Words are like you |
| Sonra bi yağmur indi sonra ebem kuşakları | Then a rain fell, then generations of midwives |
| Sonra sen geldin, sen geldin | Then you came, you came |
| Bütün sokaklara | To all the streets |
| Öyle bir rüya öyle | It's such a dream |
| Öyle bir rüya öyle | It's such a dream |
| Öyle bir rüya öyle | It's such a dream |
| Öyle bir rüya | such a dream |
| Beyoğlu'nda bi tramvay | A tram in Beyoğlu |
| Raydan çıkmış vay | derailed wow |
| Sensiz bunca yıl nasıl yaşadım ah | How did I live all these years without you ah |
| Vay ki ömrüme vay | wow wow my life |
| Beyoğlu'nda bi tramvay | A tram in Beyoğlu |
| Raydan çıkmış vay | derailed wow |
| Yıkıldı gitti içimizdeki saray | The palace inside us has been destroyed |
| Vay ki aşkımıza vay | Wow wow our love |
| Ağaçlar bizim gibi uyurlar | Trees sleep like us |
| Uyanırlar bizim gibi | they wake up like us |
| Şimdi sokaklar buseler ordusunda | Now the streets are in the army of buseler |
| Çünkü sen geldin aşk sana benzedi | Because you came love was like you |
| Öyle bir rüya öyle | It's such a dream |
| Öyle bir rüya öyle… | It's such a dream... |
