| Sensiz Kalınca (original) | Sensiz Kalınca (translation) |
|---|---|
| Kendimle başbaşa kaldım | I was alone with myself |
| Düşündüm tarafsızca bu ilişkiyi | I thought about this relationship impartially |
| Anlamaya çalıştım seni | I tried to understand you |
| Hatalarımla buluştum ilk kez | I met my mistakes for the first time |
| Belki de gördüm gerçekleri | Maybe I saw the truth |
| İçimden artık hiç birşey yapmak gelmiyor | I don't feel like doing anything anymore. |
| Sensiz kalınca herşey anlamsızlaşıyor | Everything becomes meaningless without you |
| Anlamsızlaşıyor | It's getting meaningless |
