| Ey yo, ey yo!
| O yo, yo yo!
|
| DJ Mic-Check
| DJ Mic-Check
|
| Kuvvetmira International
| Kucukmira International
|
| Ceza
| Punishment
|
| Sahtoman
| falconry
|
| Fuat
| Fuat
|
| Yo!
| No!
|
| Bir arada gene İstanbul-Berlin hattı yeah!
| Together again, the Istanbul-Berlin line, yeah!
|
| Ey yo, ey yo, what’s up, yo, gel, bastır!
| Ey yo, yo yo, what's up, yo, come, push!
|
| Evim yok, arabam yok karnım tok
| I don't have a house, I don't have a car, I'm full
|
| Beyzbol sopasıyla avlanır fok
| Seal hunting with baseball bat
|
| Havlu atan çok dünyadan kop kıçında cop
| Towel thrower break away from the world
|
| S.O.S. | SOS. |
| top tekerlek daha doğru olur
| ball wheel would be more accurate
|
| Jöntürk gaylerle solur
| Young Turk breathes with gays
|
| Bu sefil sonu indir donu
| Download this miserable end
|
| Uzakdoğu'yla tek bağlantısı kimono mu?
| Is kimono his only connection to the Far East?
|
| Travestilerle tura çıkmışsın doğrudur
| It's true that you went on tour with transvestites
|
| Filozof kesildi alkoliğin tohumu
| The philosopher is cut off the seed of the alcoholic
|
| Tanrı değil rapi ben yarattım
| I created rap not god
|
| Her punchline iltahap yaptı
| Every punchline made inflammation
|
| Barikat rapçi değil kapkaççı
| Barricade is a pickpocket, not a rapper
|
| Çakar nifak, açar kaşı
| Blind hypocrisy, opens eyebrows
|
| Akar kral, takar tacı
| Akar king wears a crown
|
| Apar topar, toplan şaşı
| Hurry up, squint
|
| Girdi başı, bitti acı, yandı tatlı
| It's gone, it's gone bitter, it's burned sweet
|
| Nerde aklın poponda saklı
| Where is your mind hidden in your butt
|
| Havanda açlık sakatsın
| You're crippled by hunger in the air
|
| Kancık elimde kamçı
| whip in my cute hand
|
| Kezbanı tutar sancı eğil
| Holds Kezban, don't bend down
|
| Köpek soyu Fuat da Almancı
| Dog breed Fuat also Almancı
|
| Sil Türk rapindeki yek kancı
| Delete the only blood in Turkish rap
|
| Bildiğim üç dilden ikisi yabancı
| Two of the three languages I know are foreign
|
| Bu ne cüret cebinde para varsa kiramı ver
| How dare you, if you have money in your pocket, pay my rent
|
| Yoksa mangır sesini kes
| Or stop the squeaky sound
|
| Sen ancak kabuklanmış yaraları deş
| You only pierce the scabbed wounds
|
| Bu ne cüret cebinde para varsa kiramı ver
| How dare you, if you have money in your pocket, pay my rent
|
| Yoksa mangır sesini kes
| Or stop the squeaky sound
|
| Sen ancak kabuklanmış yaraları deş
| You only pierce the scabbed wounds
|
| Ataköy'de El-Kaide bence
| Al-Qaeda in Ataköy I think
|
| Kocanı dürbünle dikiz krem ola
| Make your husband look cream with binoculars
|
| Spermleri kızıl saçına
| Sperm to your red hair
|
| Kandırılanlar keriz
| We are deceived
|
| Her vakit bekleriz cemre düşmüş
| We are always waiting for you, cemre has fallen
|
| Bacak arana, öldü motivasyonu
| Gather your legs, it's dead motivation
|
| Sağlayan her Hamza
| Provided by every Hamza
|
| Bakış atılan her fazda
| At every glance
|
| Yaptığın her cazda bir payım var
| I've had a share in every jazz you do
|
| Mikrofonumu unutmuşum helada
| I forgot my microphone
|
| Duyarsız manda
| insensitive buffalo
|
| Primsiz mağazamda
| In my shop without premium
|
| Bu sazda kaldım darda
| I was stuck in this reed
|
| Çıban güzelim tezek kokar tenin
| Boil beautiful, your skin smells of dung
|
| Fallara kalmış suretin yiyenlere
| For those who eat your image of fortune telling
|
| Kan şerbetin tam askere uzaktan kesilir biletin
| Your blood is cut off from a distance to the full soldier.
|
| Cihan oldu şimdi büyük şöhretin
| The world has become your great fame now
|
| Lakin boynuna denk gelmesin ecelin
| But don't let it fall on your neck
|
| Dürüst oldum ki ben, sen yolumu bekledin
| I've been honest, you waited for my way
|
| Bekledin bekledin bekledin bekledin
| You waited you waited you waited
|
| Bekledin bekledin bekledin bekledin
| You waited you waited you waited
|
| Bu ne cüret cebinde para varsa kiramı ver
| How dare you, if you have money in your pocket, pay my rent
|
| Yoksa mangır sesini kes
| Or stop the squeaky sound
|
| Sen ancak kabuklanmış yaraları deş
| You only pierce the scabbed wounds
|
| Bu ne cüret cebinde para varsa kiramı ver
| How dare you, if you have money in your pocket, pay my rent
|
| Yoksa mangır sesini kes
| Or stop the squeaky sound
|
| Sen ancak kabuklanmış yaraları deş
| You only pierce the scabbed wounds
|
| Kurduğum filmin kurgusu
| The editing of the movie I created
|
| Bilimin haşere kastını buldu
| Science has found pest intent
|
| Ve tekmeleyen bebekler tekmelenen
| And kicking babies
|
| Kadınlarınki çelişen ve hacıları crackledim
| I cracked women's conflicting and pilgrims
|
| Bu keygende vardır zulmen hedefin
| This keygen has your cruel target
|
| Asrını kaybeden yasını tutar oldu bilirim
| I know that the one who lost his century will mourn his death.
|
| Her dem faslını bilir oldu
| He knew every part of it
|
| Her yeni günde güncelleşen arzular
| Desires that update every new day
|
| Pisuvarlara atılan sigaralar gibi
| Like cigarettes thrown in urinals
|
| İlerisi için yaşayan geridekiler
| Those behind who live for the future
|
| Yoklar şimdi korktular
| No, they're scared now
|
| Toprağın altı dolu
| The ground is full
|
| Yarınımı gömdüm bugünümü
| I buried my tomorrow, my today
|
| Süzdüm kendimi üzdüm belki de her gün öldüm
| I strained myself, maybe I died every day
|
| İstisnalar mı vuracak beni yerden yere
| Will exceptions knock me down?
|
| Bab-i Ali yalamalarının ağzına ben kilidi vurdum
| I hit the lock on the mouth of Bab-i Ali licks
|
| Embesil elma kurdu gibisiniz hepiniz biz
| You're like an imbecile appleworm, all of us
|
| Her derde deva lokman hekim formülü
| A panacea Lokman physician formula
|
| Gibi defter ölümsüz bu rapler
| Like notebook immortal these raps
|
| Lefter Küçükandonyadis golleri gibi büyülü lirikler
| Magical lyrics like Lefter Küçükandonyadis goals
|
| Kimi harakiri sandı bu rapleri
| Who thought these raps were harakiri
|
| Kimi namus bekçisi gibi gördü kendisini
| Who saw himself as an honor guard
|
| Ayak altı rapçisi
| underfoot rapper
|
| Neredesin acaba ulan ibne
| Where are you, faggot?
|
| Fazla heveslenme beni kırmak
| Don't get too excited to break me
|
| Kızılırmak’tan tek ayak üstünde
| On one leg from the Kızılırmak
|
| Sekerek geçmek kadar zordur
| It's as hard as skipping
|
| MC’lerin çenesini kırmak bana düşer
| It's up to me to break the MCs' jaws
|
| Metaforlarımın anaforunda
| In the whirlpool of my metaphors
|
| Kaybolacaksınız itler kondom yok bu sefer
| You will get lost, dogs, no condom this time
|
| Bana baba diyeceksin kustuğum
| You're going to call me daddy, I vomit
|
| Her sözü sen yiyeceksin
| you will eat every word
|
| S.O.S veremeyeceksin piç
| You can't give S.O.S bastard
|
| Ruh hali dengesiz ibne sus
| Mood unstable fag shut up
|
| Kalbin duracak bir gün geberip gideceksin neyin peşindesin
| Your heart will stop one day, you will die, what are you after?
|
| Bu ne cüret cebinde para varsa kiramı ver
| How dare you, if you have money in your pocket, pay my rent
|
| Yoksa mangır sesini kes
| Or stop the squeaky sound
|
| Sen ancak kabuklanmış yaraları deş
| You only pierce the scabbed wounds
|
| Bu ne cüret cebinde para varsa kiramı ver
| How dare you, if you have money in your pocket, pay my rent
|
| Yoksa mangır sesini kes
| Or stop the squeaky sound
|
| Sen ancak kabuklanmış yaraları deş | You only pierce the scabbed wounds |