| Çalsın davul çalsın ba-ba bam güm
| Let the drums play daddy bam bang
|
| Dengi dengine bırak bebeler gelip yapsın ba-ba bam güm
| Let the babies come and do the same, daddy, bam boom
|
| Benle cenk, yollar bizim gundiler
| War with me, roads were our days
|
| Sana kaktüs-den çelenk
| Wreath from cactus for you
|
| Azcık sessiz az sus bre pezevenk
| A little quiet little hush bre pimp
|
| Bilirim konuşulur arkamdan
| I know it's talked about behind my back
|
| Konu uzun sorununuz boş fakat konuşursak yoruluruz
| The topic is long, your problem is empty, but if we talk, we will get tired
|
| Bulamadım olurunu
| I couldn't find your consent
|
| Bulamadım bulanık o yolun ucu çıkmaz
| I couldn't find it, it's blurry, the end of the road does not end
|
| Bi' sokak gibi
| like a street
|
| Yaşadığımı yaşamak psikopat işi
| Living what I live is psychopath business
|
| Çarpabilir beni 1000 kilowatt sinir ama
| 1000 kilowatts of nerves can hit me but
|
| Kaldırmaz kafam lan bu ne artislik ha?
| I can't raise my head, what is this artifact huh?
|
| Her an dönebilir devran
| You can return at any time
|
| Her an seni gömebilir Sercan
| Sercan can bury you at any moment
|
| Her an hemde, her an para söz edilir her an
| Money is spoken at every moment, every moment
|
| Zenginler de para kölesidir ellâm
| Rich people are also money slaves.
|
| Onun için bu kadar savaş
| So much war for him
|
| Yaşamanın anlamı bu mu arkadaş?
| Is this the meaning of living, friend?
|
| Anlamı düşünüp baktım uzaklara
| I thought about the meaning and looked away
|
| Öğrenmek istemek beni un ufak yapar ama yine de.
| Wanting to learn makes me tiny, but still.
|
| İsterdim, isterdim ki derdim, ne biliyim ey
| I wish, I wish, I would say, what do I know, ey
|
| İsterdim, isterdim ki kendime geliyim ey
| I wish, I wish I could come to myself ey
|
| Sırf istedin diye istediklerin gerçek olur mu lan?
| Is it true that you want just because you wanted it?
|
| İstemek istemsizlik yaratıp kapatır yolunu dan!
| Wanting creates involuntary and closes your way!
|
| Ne istediğini iyi bil, ne istediğini iyi bil
| Know well what you want, know well what you want
|
| Belki istediğini bildiğin şey senin için hiçte iyi değildir
| Maybe what you know you want isn't good for you at all
|
| Ne istediğini iyi bil, ne istediğini iyi bil
| Know well what you want, know well what you want
|
| Belki istediğini bildiğin şey senin için hiçte iyi değildir
| Maybe what you know you want isn't good for you at all
|
| Dönüp el açarım tanrıma derim ona: «Kanka bana geç kıyağını.»
| I turn and open my hand and say to my god: "Bro, get over me."
|
| Cebim dolu değil, midem boş
| My pocket is not full, my stomach is empty
|
| İster istemez dilenirim çalarım, bi' eşkiyayım
| Inevitably, I beg, I steal, I'm a thug
|
| Dolanıp durup ara sebep, para neden
| Wander around intermediate reason, money why
|
| Dön dolaş, yürüyerek gez diyarı
| Turn around, walk around the land
|
| Eskir yarın bile
| It wears out even tomorrow
|
| Şimdiyi yaşamazsan sonra deme sakın «Neydi yanlış?»
| If you don't live in the present, don't say later, "What was wrong?"
|
| Götürecek çünkü yanlışlar doğruları
| It will take away because wrongs are right
|
| Sınav gibi hayat, atmak zor doğru adımı
| Life is like a test, it's hard to take the right step
|
| Ne yaparsam yapayım düzene borçlu kalırım
| Whatever I do, I am indebted to the order
|
| Ne yaparsam yapayım geçmiyor bunalımım
| No matter what I do, my depression does not go away
|
| Çözümü ne peki bunun, istemek mi?
| What's the solution, is it asking?
|
| Biraz daha fazlasını istemek mi?
| Want a little more?
|
| Ömrümün yarıda çoğu krizle geçti ve
| Half of my life was spent in crisis and
|
| Ben istedikçe her şey daha izbeleşti
| Everything got messier the more I wanted
|
| Ben anlatırım beni, burada işte hepsi
| I'll tell you about me, here it is all
|
| Yaşamam Tanrıdan bana ince espri
| I don't live, good joke from God
|
| Her şey elindeyken fazla istemek
| Don't want too much when you have everything
|
| Hiç bir şeyin yoksa bile sakın isteme hiç
| Even if you have nothing, don't ever ask
|
| Tanrıya ettiğim dua bile bencil
| Even my prayer to God is selfish
|
| Hepimizde iyi niyet fiilen eksik
| Goodwill is lacking in all of us.
|
| Bas her gün kafamı iyice keşlik
| Bass, scrutinize my head every day
|
| Ne istediğini bilmeden isteme hiç, isteme hiç, isteme hiç
| Without knowing what you want, don't ever want, never want, never want
|
| İsterdim, isterdim ki derdim, ne biliyim ey
| I wish, I wish, I would say, what do I know, ey
|
| İsterdim, isterdim ki kendime geliyim ey
| I wish, I wish I could come to myself ey
|
| Sırf istedin diye istediklerin gerçek olur mu lan?
| Is it true that you want just because you wanted it?
|
| İstemek istemsizlik yaratıp kapatır yolunu dan!
| Wanting creates involuntary and closes your way!
|
| Ne istediğini iyi bil, ne istediğini iyi bil
| Know well what you want, know well what you want
|
| Belki istediğini bildiğin şey senin için hiçte iyi değildir
| Maybe what you know you want isn't good for you at all
|
| Ne istediğini iyi bil, ne istediğini iyi bil
| Know well what you want, know well what you want
|
| Belki istediğini bildiğin şey senin için hiçte iyi değildir | Maybe what you know you want isn't good for you at all |