| Sustuklarım mıyım söylediklerim mi
| Is it my silence or what I say?
|
| Bulduklarım mıyım kaybettiklerim mi
| Is it what I found or what I lost
|
| Aldıklarım mıyım verdiklerim mi
| Is it what I take or what I give
|
| Seçtiklerim miyim vazgeçtiklerim mi
| Am I the ones I chose or the ones I gave up
|
| Yazdıklarım mıyım sildiklerim mi
| Is it what I wrote or what I deleted?
|
| Devrimlerim mi evrimlerim mi
| My revolutions or my evolutions
|
| Kaldıklarım mıyım gittiklerim miyim
| Am I the ones I stay or the one I go
|
| Ektiklerim miyim biçtiklerim mi
| Is it what I sow or what I reap?
|
| Sevdiğim, sövdüğüm, yaktığım, bozduğum her an şahit dünyanın gözü
| The eye of the world witnessing every moment that I love, abuse, burn and spoil
|
| Öldüğüm, dirildiğim, gittiğim, döndüğüm her yer şahit bir parmak izi
| Every place where I die, resurrect, go and return is a fingerprint.
|
| Parmak izi
| Finger print
|
| Övdüklerim miyim yerdiklerim mi
| What I praise or what I despise
|
| Kabullerim miyim reddettiklerim mi
| Do I accept or reject?
|
| Kaldıklarım mıyım geçtiklerim mi
| Am I what I stay or what I pass
|
| Yaktıklarım mıyım söndürdüklerim mi
| Is it what I burn or what I put out?
|
| Bindiğim, çıktığım, koştuğum, durduğum her an şahit dünyanın gözü
| The eye of the world witnessing every moment I get on, go out, run, stop
|
| Islandığım, delirdiğim, öldüğüm, esaretim herkes şahit bir parmak izi
| I got wet, I went crazy, I died, my captivity everyone is a fingerprint witness
|
| Parmak izi | fingerprint |