| Can Kırıkları (original) | Can Kırıkları (translation) |
|---|---|
| Bu kalabalığın içinde | In this crowd |
| Yapayalnız hissetmektense | Rather than feeling all alone |
| Dünyanın bir ucunda | at one end of the world |
| Tek başımayım | I'm all alone |
| Kir göstermeyen renkleriniz | Your dirt-free colors |
| Sizin olsun korkmaktansa | than be afraid of you |
| Bulanıklığın tam içinde | Right in the blur |
| Bir başımayım | I'm on my own |
| Benim belki de | maybe mine |
| Gizli bir bildiğim var | I have a secret knowledge |
| Elbette ağlarım | of course i cry |
| Benim can kırıklarım var | I have broken souls |
| Senin gördüğün | what you see |
| Yanağımdan süzülenler | the ones that run down my cheeks |
| Asıl içimde | Really inside of me |
| İçinde yüzdüğüm bir deniz var… | There is a sea in which I swim… |
| Bu kalabalığın içinde | In this crowd |
| Yapayalnız hissetmektense | Rather than feeling all alone |
| Dünyanın bir ucunda | at one end of the world |
| Tek başımayım | I'm all alone |
| Benim belki de | maybe mine |
| Gizli bir bildiğim var | I have a secret knowledge |
| Elbette ağlarım | of course i cry |
| Benim can kırıklarım var | I have broken souls |
| Senin gördüğün | what you see |
| Yanağımdan süzülenler | the ones that run down my cheeks |
| Asıl içimde | Really inside of me |
| İçinde yüzdüğüm bir deniz var… | There is a sea in which I swim… |
| Benim belki de | maybe mine |
| Gizli bir bildiğim var | I have a secret knowledge |
| Elbette ağlarım | of course i cry |
| Benim can kırıklarım var | I have broken souls |
| Senin gördüğün | what you see |
| Yanağımdan süzülenler | the ones that run down my cheeks |
| Asıl içimde | Really inside of me |
| İçinde yüzdüğüm bir deniz var… | There is a sea in which I swim… |
| Benim belki de | maybe mine |
| Gizli bir bildiğim var | I have a secret knowledge |
| Elbette ağlarım | of course i cry |
| Benim can kırıklarım var | I have broken souls |
| Senin gördüğün | what you see |
| Yanağımdan süzülenler | the ones that run down my cheeks |
| Asıl içimde | Really inside of me |
| İçinde yüzdüğüm bir deniz var… | There is a sea in which I swim… |
