| Bin Yıldır (original) | Bin Yıldır (translation) |
|---|---|
| Günahlarla dans ettim | I danced with the sins |
| Hazlardan yaprak takvim | Leaf calendar of pleasures |
| Yaşıma büyük geldi ömrüm | My life is older than my age |
| Toprağın cömertliği | generosity of the land |
| Rengi kor rengi haki | Color dark khaki |
| Sen o toprağı gel bana sor | You come and ask me that land |
| Bin yıldır yaşıyorum | I've been living for a thousand years |
| Sormayın kaç yaşındayım | don't ask how old i am |
| Bin yıldır bu dünyadayım | I've been in this world for a thousand years |
| Hesap edin kaç yaşındayım | Calculate how old am I |
| Günahlarla dans ettim | I danced with the sins |
| Hazlardan yaprak takvim | Leaf calendar of pleasures |
| Yaşıma büyük geldi ömrüm | My life is older than my age |
| Yüzümden yastık izim | pillow scar on my face |
| Yağmurda ayak izim | My footprints in the rain |
| Ruhum sana çökmez dizim | My soul will not collapse on you, my knee |
| Bin yıldır yaşıyorum | I've been living for a thousand years |
| Sormayın kaç yaşındayım | don't ask how old i am |
| Bin yıldır bu hayattayım | I've been alive for a thousand years |
| Hesap edin kaç yaşındayım | Calculate how old am I |
