| Aşktan Nasıl Gidilir (original) | Aşktan Nasıl Gidilir (translation) |
|---|---|
| Ah, uzun yürüyüşler | Ah, long walks |
| Ayrılık sabahları | mornings of separation |
| Hiçbir yere çıkmıyor | It's going nowhere |
| İstanbul sokakları | Istanbul streets |
| Ah, uzun yürüyüşler | Ah, long walks |
| Ayrılık sabahları | mornings of separation |
| Hiçbir yere çıkmıyor | It's going nowhere |
| İstanbul sokakları, aah | Istanbul streets, aah |
| Yıllar öğretemedi bana | The years have not taught me |
| Aşktan nasıl gidilir? | How to get out of love |
| Yanan bendim ama | But I was on fire |
| Alev aldı bu şehir | This city caught fire |
| Alev aldı bu şehir | This city caught fire |
| Biri söylesin bana | someone tell me |
| Bu ağrıyı ne dindirir, dindirir? | What relieves, relieves this pain? |
| İstanbul geçit vermezken | While Istanbul is not giving way |
| Aşktan nasıl gidilir? | How to get out of love |
| Biri söylesin bana | someone tell me |
| Bu ağrıyı ne dindirir, dindirir? | What relieves, relieves this pain? |
| Yanan bendim ama | But I was on fire |
| Alev aldı bu şehir | This city caught fire |
| Ah, uzun yürüyüşler | Ah, long walks |
| Ayrılık sabahları | mornings of separation |
| Hiçbir yere çıkmıyor | It's going nowhere |
| İstanbul sokakları | Istanbul streets |
| Yıllar öğretemedi bana | The years have not taught me |
| Aşktan nasıl gidilir? | How to get out of love |
| Yanan bendim ama | But I was on fire |
| Alev aldı bu şehir | This city caught fire |
| Alev aldı bu şehir | This city caught fire |
| Üstüme yağan şimdi | raining down on me now |
| İstanbul’un külleri | ashes of Istanbul |
| Aşk çoktan bitti ama | Love is long gone but |
| Aşk çoktan bitti ama | Love is long gone but |
| Kalp ağrısı dinmedi | The heartache didn't go away |
| Biri söylesin bana | someone tell me |
| Bu ağrıyı ne dindirir, dindirir? | What relieves, relieves this pain? |
| İstanbul geçit vrmezken | While Istanbul does not pass |
| Aşktan nasıl gidilir? | How to get out of love |
| Biri söylesin bana | someone tell me |
| Bu ağrıyı n dindirir, dindirir? | What does this pain relieve, relieve? |
| Yanan bendim ama | But I was on fire |
| Alev aldı bu şehir | This city caught fire |
