| Sadece Koklayacaktım (original) | Sadece Koklayacaktım (translation) |
|---|---|
| Ben Adem’in torunuyum | I am Adam's grandson |
| Hem deliyim hem doluyum | I'm crazy and full |
| Yasak ormandan yem kaptım | I got bait from the forbidden forest |
| Tadına bakmayacaktım | I wouldn't taste it |
| Sadece koklayacaktım | I would just smell |
| Gel bir türkü söyleyelim | Let's sing a song |
| Hep beraber oynayalım | Let's play together |
| Anlamazsan neyleyelim | What if you don't understand? |
| Buraya gelmeyecektin | you wouldn't come here |
| Sadece koklayacaktın | You would just smell |
| Bir acayip yarıştasın | You're in a weird race |
| Hem öndesin hem rahatsın | You're ahead and you're comfortable |
| O zaman ne için ağlarsın? | Then what do you cry for? |
| Ödülü almayacaktım | I wouldn't get the award |
| Sadece koklayacaktım | I would just smell |
| Tadına bakmayacaktım | I wouldn't taste it |
| Sadece kok… | Just coke… |
| Tadına bakmayacaktım | I wouldn't taste it |
| Sadece koklayacaktım | I would just smell |
| Tadına bakmayacaktım | I wouldn't taste it |
| Sadece koklayacaktım | I would just smell |
| Deli gönlüm kaynayınca | When my crazy heart boils |
| Bir çiçek aldım koynuma | I bought a flower in my bosom |
| Tepelerden düştüm takla | I fell from the hills somersault |
| Âşık olmayacaktım | I wouldn't be in love |
| Sadece koklayacaktım | I would just smell |
| Sevenin gönlü dumandır | The heart of the lover is smoke |
| Hem karanlık hem sıcaktır | It's both dark and hot |
| Böyle sevda akla ziyandır | Such love is waste of mind |
| İçine çekmeyecektin | you wouldn't be sucking in |
| Sadece koklayacaktın | You would just smell |
| Tadına bakmayacaktım | I wouldn't taste it |
| Sadece kok… | Just coke… |
| Tadına bakmayacaktım | I wouldn't taste it |
| Sadece koklayacaktım | I would just smell |
| Tadına bakmayacaktım | I wouldn't taste it |
| Sadece koklayacaktım | I would just smell |
