| Evvel zaman içinde dostlar
| Once upon a time friends
|
| Ağaçlara ev kurardık
| We built houses in trees
|
| Tatlı bir düş içinde
| In a sweet dream
|
| Bir yere bir göğe bakardık
| We used to look somewhere to the sky
|
| Gönlümüz kuş gibiydi dostlar
| Our hearts were like birds, friends.
|
| Dünyaya kanat açardık
| We would open wings to the world
|
| Tutsak değildik zamana
| We were not captive to time
|
| Başına buyruk yaşardık
| We used to live by ourselves
|
| Çocuklardık parlak yıldızlardık o zaman
| We were kids then we were bright stars
|
| Ay büyülüydü yakamoz deniz
| The moon was enchanted by the sea
|
| Ardından koştuğumuz o baharlar
| Those springs we ran after
|
| Çocuklardık parlak yıldızlardık o zaman
| We were kids then we were bright stars
|
| Artık dönemesek de geriye
| Even though we can't go back anymore
|
| Ardından koştuğumuz o zamandır
| That's when we ran after
|
| O zaman bu zamandır dostlar
| Then this is the time friends
|
| Ne ister neyi özleriz
| What do we want, what do we miss
|
| Denizini arayan akarsulara benzeriz
| We are like streams looking for the sea
|
| Pencereler bırak açık kalsın geceleri yağmurlar yağsın
| Let the windows stay open, let it rain at night
|
| Günebakan düşlerimiz yağmur sesiyle çoğalsın
| May our sunflower dreams multiply with the sound of rain
|
| Çocuklardık parlak yıldızlardık o zaman
| We were kids then we were bright stars
|
| Ay büyülüydü yakamoz deniz
| The moon was enchanted by the sea
|
| Ardından koştuğumuz o baharlar
| Those springs we ran after
|
| Çocuklardık parlak yıldızlardık o zaman
| We were kids then we were bright stars
|
| Artık dönemesek de geriye
| Even though we can't go back anymore
|
| Ardından koştuğumuz o zamandır | That's when we ran after |