| Alır gider beni sarı rüzgârlarıyla sonbahar
| Autumn takes me away with its yellow winds
|
| Gelir anılardan bir davet, çocukluğum canlanır
| An invitation comes from memories, my childhood comes alive
|
| «Bir varmış, bir yokmuş» diye başlardı bütün masallar
| "Once upon a time, once upon a time" all the tales began.
|
| Hani ner’de o masum ve daha bozulmamış rüyalar?
| Where are those innocent and unspoiled dreams?
|
| Sedef sedef olur açardı nilüferler
| Mother-of-pearl would turn into mother-of-pearl water lilies
|
| Ve kanatları tülden, fildişi kelebekler
| And ivory butterflies with tulle wings
|
| Bir martı misali tek başıma uçardım
| I would fly alone like a seagull
|
| Hani ner’de üstünde uçtuğum mor denizler?
| Where are the purple seas I fly over?
|
| Sevgiden, saygıdan bir altın kafes ördüm
| I knit a golden cage out of love and respect
|
| İnançlarım kilit kilit oldu üstüme
| My beliefs have been locked on me
|
| Aşıp bedenimi bendeki beni gördüm
| I crossed my body and saw me in me
|
| Hani ner’de uğrunda azaldığım değerler?
| Where are the values for which I decreased?
|
| Ellerim soğuk şimdi, üşüyor dudaklarım
| My hands are cold now, my lips are cold
|
| Göğsüne düştü başım, o çicekten yılların
| My head fell on your chest, your years from that flower
|
| Ey Sonbahar
| O Autumn
|
| Alır gider beni sarı rüzgârlarıyla sonbahar
| Autumn takes me away with its yellow winds
|
| Gelir anılardan bir davet, çocukluğum canlanır
| An invitation comes from memories, my childhood comes alive
|
| «Bir varmış, bir yokmuş» diye başlardı bütün masallar
| "Once upon a time, once upon a time" all the tales began.
|
| Hani ner’de o masum ve daha bozulmamış rüyalar? | Where are those innocent and unspoiled dreams? |