| En güzel günler, en güzel yıllar
| The best days, the best years
|
| Senin olsun, senin olsun
| it's yours, it's yours
|
| Ben neler verdim, ben neler çektim
| What did I give, what did I suffer
|
| Dostu, düşmanı, aşkı da gördüm
| I've seen friend, foe, love too
|
| Kadere, yaşama bir kez olsun küsmedim
| For once, I didn't get offended by fate or life.
|
| Her gün biraz, biraz daha umutluyum
| Every day I'm a little bit more hopeful
|
| Ne yapalım olmadı, bir başka bahara kaldı
| No matter what we did, it's up to another spring
|
| Daha neler, ne günler göreceksin
| What more, what days will you see
|
| En güzel yıllar, en güzel anlar
| The best years, the best moments
|
| Senin olsun, senin olsun
| it's yours, it's yours
|
| Hadi gül, gül biraz, gözlerinde bayram olsun
| Come on laugh, laugh a little, feast in your eyes
|
| Dışarıda güneş açmış, gel koşalım
| The sun is out outside, let's run
|
| Ne yapalım olmadı, bir başka bahara kaldı
| No matter what we did, it's up to another spring
|
| Daha neler, ne günler yaşanacak
| What more, what days will happen
|
| Hadi gül, gül biraz, gül de gönlün avunsun
| Come on, laugh, laugh a little, laugh and comfort your heart
|
| Dışarıda güneş açmış gel koşalım
| The sun is out outside, let's run
|
| En güzel günler, en güzel yıllar
| The best days, the best years
|
| Senin olsun, senin olsun | it's yours, it's yours |