| Baba Ocağında (original) | Baba Ocağında (translation) |
|---|---|
| Buralarda yeller esmiş | Here the winds have blown |
| Buralarda güller açmış | Roses bloomed here |
| Kurudu dere nehirler | dried up streams rivers |
| Kurudu çiçekler ağaçlar | dried flowers trees |
| Terk edildi köyler evler | abandoned villages houses |
| Terk edildi park okullar | abandoned park schools |
| Ne sevgi ne saygı kaldı | Neither love nor respect left |
| Herkes bıkmış hepsi perişan | Everyone's fed up, they're all miserable |
| Ah babam senin sıcak kucağında | Oh my father in your warm embrace |
| Ah anam al beni kucakla | Oh mama take me hug |
| Burada yabancı gezmez | No strangers roam here |
| Burada selam verilmez | No greetings here |
| Herkesin yüzünde maske | Mask on everyone's face |
| Herkesin belinde kamçı | Whips on everyone's waist |
| Gün batınca korku baslar | Fear sets in when the sun goes down |
| Şehri sis dumanlar kaplar | Fog covers the city |
| Sessizce ölüm yakınla | silently close to death |
| İşte buralarda böyle | Here it is like this |
