| Yağmur (original) | Yağmur (translation) |
|---|---|
| Sabahları uyandığımda gözlerinle aydınlanıp | When I wake up in the morning with your eyes illuminated |
| Işıl ışıl parıldardım gülümseyip bana bakarken | I used to shine brightly as you smile and look at me |
| Dalga sesi gibi berrak kulağıma fısıldardın | You used to whisper in my clear ear like a wave |
| Bir ok derdim yanımdasın yastığımda kokun varken | I would say an arrow, you are next to me when you have your scent on my pillow |
| Kolay değil nasıl geldik göze | It's not easy, how did we come across? |
| Bu aşk yüzyıl yeter bize | This love century is enough for us |
| Yağmur bahçeme yağmadı | It didn't rain in my garden |
| Bir daha yağdıran olmadı | It didn't rain again |
| Her gün oynuyor tekrarı | Playing every day replay |
| Yalnızlık | Loneliness |
| Görsen dün geceden beri | You see, since last night |
| Ah kalbim bir ölü bir diri bekler | Oh my heart waits dead and alive |
| Hep bir ümitle seni gel bari | I always come to you with a hope |
