| Hayat (original) | Hayat (translation) |
|---|---|
| Sağanak halinde geçti yıllar | Years passed in a downpour |
| Derin derin yaşayamadan | without living deep |
| Hatta bir ömrü anlatamadan | Without even telling a life |
| Sessiz, sessiz | quiet, quiet |
| Benim gibi her biriniz | each of you like me |
| Belki de saplanıp kaldı | Maybe it got stuck |
| Yıllar öncesinde | years ago |
| Yıllar öncesi | years ago |
| Rafa kaldırılmış, tozlanmış | Shelved, dusty |
| Körelmiş bir aşkta | In a dull love |
| O yanımız hep yaralı | That side of us is always injured |
| Durmadan kanıyor | It's bleeding nonstop |
| O yanımız hep yaralı | That side of us is always injured |
| Durmadan kanıyor | It's bleeding nonstop |
| Bir gün kadar uzun | as long as a day |
| Bir ömür kadar kısa | as short as a lifetime |
| Bir hayat varmış, bir hayat yokmuş | There is a life, there is no life |
| Rafa kaldırılmış, tozlanmış | Shelved, dusty |
| Körelmiş bir aşkta | In a dull love |
| O yanımız hep yaralı | That side of us is always injured |
| Durmadan kanıyor | It's bleeding nonstop |
| O yanımız hep yaralı | That side of us is always injured |
| Durmadan kanıyor | It's bleeding nonstop |
