| Böyle Olacak (original) | Böyle Olacak (translation) |
|---|---|
| Sus, | Shush, |
| Senin söylediklerin | what you said |
| Amaçsız birer yalan | A pointless lie |
| Gözümü açtım o zaman | I opened my eyes then |
| Gör yanında kaldıklarn | See you stayed with |
| Beni çok özlediyince | when you miss me so much |
| Gerçeği sordukların | You asked the truth |
| Sus | Shush |
| Senin söylediklerin | what you said |
| Amaçsız birer yalan | A pointless lie |
| Gözümü açtım o zaman | I opened my eyes then |
| Kör | Blind |
| Yanında durdukların | standing next to you |
| Kendini gizleyince | When you hide yourself |
| Gerçeği duydukların | You heard the truth |
| Hep böyle, böyle olacak | It's always like this, it will be like this |
| Kalbin ve ağzın açık kalacak | Your heart and mouth will stay open |
| Düşün sen, üzül sen | think you sad |
| Kabul yok, özür sen | No admission, sorry you |
