| Antalyada Sonbahar (original) | Antalyada Sonbahar (translation) |
|---|---|
| Anılar hergün seni ban sorarken | Memories ask you ban everyday |
| Mektubun nihayet geldi gittiğin yerden | Your letter finally came from where you went |
| Güneşe kızdık hatırla yağmura küstük | We got angry with the sun, remember we got offended by the rain |
| Birkaç ay önce vedalaşırken | Saying goodbye a few months ago |
| Umut taşır yürekler yolculuklarda | Hope carries hearts on journeys |
| Sarar yine kor ateşin sarsa neye yarar | What is the use of wrapping your ember fire again? |
| Sevgilim bilirsin ne kadar güzeldir | Darling, you know how beautiful it is |
| Antalyada sonbahar | autumn in Antalya |
| Şaçların yine ateş renginde mi | Is your hair the color of fire again? |
| Sımsıcak dudakların kemer gibimi | Are your warm lips like belts? |
| Yat limanı martılar sabah yıldızları | marina seagulls morning stars |
| Bir dahaki mektubunda yazarsın değil mi | Will you write it in your next letter? |
