| Akşamlar (original) | Akşamlar (translation) |
|---|---|
| Unutamam ki yaşanılan anıların bana verdiği acıları | I can't forget the pain that memories gave me |
| Memleketim çok uzak bana yaban gülüm boş diyarlarım | My homeland is far away, my wild rose, my empty lands |
| Benzemiyor şehirler gözlerine saçlarına güneşin kanı | Cities don't look like your eyes, your hair, the blood of the sun |
| Yok yok demek kolay hasret kokar akşamları | No, it's easy to say no, it smells of longing in the evenings |
| Akşamlar seni benden çaldılar | The evenings stole you from me |
| Akşamlar seni bana yazdılar | In the evening they wrote you to me |
| Ürkütmüyor yokluğun kadar | It doesn't frighten as much as your absence |
| Hiçbir şey alay eder kent ışıkları | Nothing mocks the city lights |
| Arıyorum arıyorum tenini geçit vermiyor aşk duvarları | I'm looking, I'm looking for your skin, the walls of love don't pass |
