| Kızgınlıklar geçer belki zamanla, kırgınlığım asla!
| Anger will pass, maybe in time, my resentment never will!
|
| Olduğu kadar, olmadığı kader, binipte gidelim mi şimdi?
| As much as it is, destiny it is not, shall we get on board now?
|
| Kızgınlıklar geçer belki zamanla, kırgınlığım asla!
| Anger will pass, maybe in time, my resentment never will!
|
| Olduğu kadar, olmadığı kader, binipte gidelim mi şimdi?
| As much as it is, destiny it is not, shall we get on board now?
|
| İkimizden geriye bak bir oyun, bir oyuncak
| Look back from us both a game, a toy
|
| Biri çok seven biri korkak
| Someone loves too much, someone is a coward
|
| Korkak, başım omuzlarına ağır gelmiş ya
| Coward, my head is heavy on your shoulders
|
| Bırak! | Leave! |
| bana büyük aşkını anlatma
| don't tell me your big love
|
| Ne var senin oyuncağın kırıldıysa
| What if your toy is broken
|
| Benim, kalbim paramparça!
| My heart is shattered!
|
| Korkak, başım omuzlarına ağır gelmiş ya
| Coward, my head is heavy on your shoulders
|
| Bırak! | Leave! |
| bana büyük acını anlatma
| don't tell me your great pain
|
| Ne var senin oyuncağın kırıldıysa
| What if your toy is broken
|
| Benim, kalbim paramparça! | My heart is shattered! |