| Tek Başına (original) | Tek Başına (translation) |
|---|---|
| Kim olursan ol ne istersen yap | Whoever you are, do whatever you want |
| Sen de bu dünyada tek başınasın | You too are alone in this world |
| Annen kolunda | On your mother's arm |
| Baban yolunda | your father is on his way |
| Kardeş yanında ama tek başınasın | Your brother is with you but you are alone |
| Tekbaşımızayız hep tek başına | We are alone, always alone |
| Sözler altında | under the words |
| Gözler altında | under the eyes |
| Yaşam kavganda tek başınasın | You're alone in your fight for life |
| Nefes alırken nefes verirken | while inhaling while exhaling |
| Gülüp ağlarken tek başınasın | You're alone when you laugh and cry |
| Tekbaşımıza kalmışız | We're on our own |
| Hani annen hani baban | your mother and your father |
| Gördüklerin, sevdiklerin | What you see, what you love |
| Hani kardeşin ve arkadaşın | You know your brother and friend |
| Bir baştan öbür başa | from one end to the other |
| Dağılmışız bu dünyaya | We are scattered in this world |
| Bir uçtan öbür uca | from one end to the other |
| Yayılmışız bu dünyaya | We're spread out in this world |
| Tek başımızayız hep tek başına | we are alone we are always alone |
