| Ölsem, ölsem, ölsem… hemen şimdi
| If I die, if I die, if I die… right now
|
| Kaçsam, gitsem, kaçsam… tam da şimdi
| If I run, if I run, if I run… right now
|
| Bu kez pek bir afili yalnızlık
| This time, there is a lot of flamboyant loneliness
|
| Aldatan bir kadın kadar düşman
| Enemy as a cheating woman
|
| Ağzı bozuk üstelik… bırakmıyor acıtmadan
| Her mouth is foul… she doesn't let go without hurting
|
| Bu kez pek bir afili yalnızlık
| This time, there is a lot of flamboyant loneliness
|
| Ağlayan bir kadın kadar düşman
| As hostile as a crying woman
|
| Tuzaklar kurmuş üstelik
| He has set traps
|
| Bırakmıyor acıtmadan
| It doesn't let go without hurting
|
| Bitiyorum her nefeste
| I'm done with every breath
|
| Ne halim varsa gördüm
| I've seen what I am
|
| Çok koştum, çok yoruldum
| I ran a lot, I'm so tired
|
| Ve şimdi ben de düştüm…
| And now I've fallen too...
|
| Sövdüm, sövdüm, sövdüm ben dünyaya
| I cursed, cursed, cursed the world
|
| Acılara, sokaklara, ait olmaya, insanlara
| To the pain, to the streets, to belonging, to the people
|
| Bu kez pek bir afili yalnızlık
| This time, there is a lot of flamboyant loneliness
|
| Aldatan bir kadın kadar düşman
| Enemy as a cheating woman
|
| Ağzı bozuk üstelik… bırakmıyor acıtmadan
| Her mouth is foul… she doesn't let go without hurting
|
| Bu kez pek bir afili yalnızlık
| This time, there is a lot of flamboyant loneliness
|
| Ağlayan bir kadın kadar düşman
| As hostile as a crying woman
|
| Tuzaklar kurmuş üstelik
| He has set traps
|
| Bırakmıyor acıtmadan
| It doesn't let go without hurting
|
| Bitiyorum her nefeste
| I'm done with every breath
|
| Ne halim varsa gördüm
| I've seen what I am
|
| Çok koştum, çok yoruldum
| I ran a lot, I'm so tired
|
| Ve şimdi ben de düştüm…
| And now I've fallen too...
|
| Değmezmiş hiç uğraşmaya
| It's not worth the hassle
|
| Bu kez mecalim yok hiç dayanmaya… dayanmaya…
| This time I have no need to endure… to endure…
|
| Bitiyorum her nefeste
| I'm done with every breath
|
| Ne halim varsa gördüm
| I've seen what I am
|
| Çok koştum, çok yoruldum
| I ran a lot, I'm so tired
|
| Ve şimdi ben de düştüm… | And now I've fallen too... |