| Yolcuyum, yorgunum, mazlum gibi
| I'm a traveler, I'm tired, like the oppressed
|
| Vurgunum, sürgünüm, Ahmet gibi
| My emphasis, my exile, like Ahmet
|
| Yalnızım, kırgınım, ülkem gibi
| I'm lonely, offended, like my country
|
| Mağdurum, patlarım, kurşun gibi
| I'm a victim, I'll explode, like a lead
|
| Beni vurcak, beni bulcak, beni yorcaklar
| They'll hit me, they'll find me, they'll tire me
|
| Korkularım yalnız değil herkes gibi
| My fears are not alone like everyone else
|
| Beni sustur, beni görüp, beni duysunlar
| Mute me so they can see me and hear me
|
| Susarım, konuşamam herkes gibi
| I'm silent, I can't speak like everyone else
|
| Ağlarım, ağladıkça güneşi tutacağız
| I cry, we'll hold the sun as we cry
|
| Yangınım isyanlarla geceyi yakacağız
| My fire will burn the night with riots
|
| Anlatın anlat diyen dostlarım
| My friends who say tell me
|
| Susmayın ki sus diyenler kalmasın
| Do not be silent so that those who say shut up will not remain
|
| Başım kalabalık aslında hiç kimse yok
| My head is crowded, there is actually no one
|
| Var görünüp hiçbirisi şimdilerde yok
| There seems to be none now
|
| Felç bırakıldı duygularım sancılarda çok
| My feelings have been paralyzed so much in pain
|
| Titreyen bi kalbim var bak onlarda yok
| I have a trembling heart, look they don't have it
|
| Yansın hatıralarım
| Let my memories burn
|
| Söndür ışıklarını
| Turn off your lights
|
| Korkma sakın ağlarım
| Don't be afraid, I'm crying
|
| Anlatın siz ben anlarım
| Tell me, I understand
|
| Yansın hatıralarım
| Let my memories burn
|
| Söndür ışıklarını
| Turn off your lights
|
| Korkma sakın ağlarım
| Don't be afraid, I'm crying
|
| Anlatın siz ben anlarım
| Tell me, I understand
|
| Ezdirmem, bedenim cesur, Selim gibi
| I will not crush, my body is brave, like Selim
|
| Dürüstlük ibadetim bak ağır biri
| Honesty is my worship look heavy one
|
| Ezip geçme ayaklarınla kum gibi
| Like sand with your crushing feet
|
| Yokluğunda kaldım öylece dün gibi
| I was left in your absence like it was yesterday
|
| Kimlikler farklı değil herkes aynı
| Identities are not different, everyone is the same
|
| Vicdansız insanlar hepsi aynı
| Unscrupulous people all the same
|
| Nefret aynı, katil aynı
| Same hate, same killer
|
| Günler aynı, uykum aynı
| The days are the same, my sleep is the same
|
| Katil yemek yer, boğazdan geçer
| The killer eats, passes through the throat
|
| Olsun beter, susmam yeter
| It's worse, I just keep quiet
|
| Aklın gider, görsün biter
| Your mind goes away, you see it's over
|
| Ahkam keser, yansın geçer
| Ahkam cuts off, it burns and passes
|
| Ağıt yakın, ölüm yakın, ona yakın
| Lament is near, death is near, near it
|
| Sağa bakın, sola bakın, şuna bakın
| Look right, look left, look at this
|
| Yanar canım, akar kanım, uzaktayım
| It burns my dear, my blood flows, I'm far away
|
| Anlat, ruhum, 7 KURŞUN
| Tell me, my soul, 7 LEADS
|
| Yansın hatıralarım
| Let my memories burn
|
| Söndür ışıklarını
| Turn off your lights
|
| Korkma sakın ağlarım
| Don't be afraid, I'm crying
|
| Anlatın siz ben anlarım
| Tell me, I understand
|
| Yansın hatıralarım
| Let my memories burn
|
| Söndür ışıklarını
| Turn off your lights
|
| Korkma sakın ağlarım
| Don't be afraid, I'm crying
|
| Anlatın siz ben anlarım
| Tell me, I understand
|
| Yansın hatıralarım
| Let my memories burn
|
| Söndür ışıklarımı
| Turn off my lights
|
| Korkma sakın ağlarım
| Don't be afraid, I'm crying
|
| Anlatın siz ben anlarım
| Tell me, I understand
|
| Ben de kendime bir görev biliyorum esasına bakarsan bu bi' tarihi görev çünkü
| I also know a duty for myself, if you look at the principle, this is a 'historical duty' because
|
| orada geçmişte benim ülkemde bi' vahşet yaşandı bunu niye kimse dile
| There was a brutality in my country in the past, why is it anyone can say it?
|
| getiremiyor niye herkes böyle es geçip olmamış gibi davranıyor? | he can't, why is everyone acting like it didn't happen? |
| Çıksınlar
| let them out
|
| anlatsınlar | let them tell |