| Kıyamadığım (original) | Kıyamadığım (translation) |
|---|---|
| Hey bir zaman bakıp bakıp seyrine doyamadığım | Hey, I couldn't get enough of a time when I looked and looked. |
| Şimdi gurbette bırakıp sesini duyamadığım | Now I can't hear your voice, leaving it abroad |
| Evde kapanıp kaldın mı? | Are you stuck at home? |
| Seyrana çıkıp güldün mü? | Did you go out and laugh? |
| Başkalarının oldun mu? | Have you been to others? |
| Benimsin diyemediğim | I can't say you're mine |
| Benimsin diyemediğim | I can't say you're mine |
| Benimsin diyemediğim | I can't say you're mine |
| Dik yamaçların selisin | You flood the steep slopes |
| Sen benden daha delisin | you are more crazy than me |
| Şimdi kimlerin kulusun? | Who do you belong to now? |
| Başını eğemediğim | I can't bow my head |
| Akıtıp gözüm yaşını | I shed my tears |
| Hatırlarım gülüşünü | I remember your smile |
| Kıvırcık saçlı başını | Curly haired head |
| Göğsüme koyamadığım | I can't put it on my chest |
| Akıtıp gözüm yaşını | I shed my tears |
| Hatırlarım gülüşünü | I remember your smile |
| Kıvırcık saçlı başını | Curly haired head |
| Göğsüme koyamadığım | I can't put it on my chest |
| Göğsüme koyamadığım | I can't put it on my chest |
| Göğsüme koyamadığım | I can't put it on my chest |
