| Yok Öyle Bir Kadın (original) | Yok Öyle Bir Kadın (translation) |
|---|---|
| Yok öyle bir kadın | No such woman |
| Yıllarca aradım | I searched for years |
| Ama hiç bulamadım | But I couldn't find any |
| Gözleri derin (yeşil) bakacak | Their eyes will look deep (green) |
| Baktıkça içimi görecek | The more I look, the more I will see |
| Gördükçe anlayacak | You will understand when you see |
| Hep ama hep yanımda kalacak | Will always stay by my side |
| Ruhumu güldürecek | will make my soul laugh |
| Dünyamı döndürecek | It will turn my world |
| Hayata bağlayacak | will bring to life |
| Hep ama hep yanımda kalacak | Will always stay by my side |
| Yoksa, var mısın | Or do you have |
| Yoksa, var mısın kadın? | Or are you a woman? |
| Öyleyse nedir senin adın? | So what is your name? |
