| Kalbimin ortasına ok gibi saplanıyor
| It's stuck in the middle of my heart like an arrow
|
| Bakışları adamı cehennem gibi yakıyor
| His gaze burns the man like hell
|
| Oynasın oynasın O durmasın yerinde
| Let him play
|
| Sallasın sallasın kimin umurunda söyle
| Shake it, shake it, tell me who cares
|
| Dediklerime inanmasan da
| Even if you don't believe what I say
|
| Bu gece benim ol gitme sakin bir yere
| Be mine tonight, don't go somewhere quiet
|
| Gitme sakin sen
| Don't go, calm down
|
| Başka yer istemem alanında takılcam
| I don't want any other place, I'll hang out
|
| Okyanusuna dalcam iki yüzüp gelcem
| I'll dive into your ocean, I'll swim and come
|
| Camlar buğulanmış havasızlıktan ölcez
| The windows are fogged, we'll die from suffocation
|
| Sevgin bağımlılık yaptı, gönlüm hep ister
| Your love is addictive, my heart always wants
|
| Gönlüm artık hep seni ister
| My heart always wants you now
|
| Gönlüm gönlüm gönlüm artık hep seni ister
| My heart, my heart, my heart always wants you now
|
| Kalbin diretiyor ama aslında o da beni istiyor
| Your heart insists, but actually he wants me too
|
| Belki olanları anlamak zor geliyor
| Maybe it's hard to understand what's going on
|
| Uzakta durma yaklaş limanıma
| Don't stay away, come close to my port
|
| Nazından vazgeç güneş vursun buralara
| Give up your nazi, let the sun hit here
|
| Dediklerime inanmasan da
| Even if you don't believe what I say
|
| Bu gece benim ol gitme sakin bir yere
| Be mine tonight, don't go somewhere quiet
|
| Gitme sakin sen
| Don't go, calm down
|
| Ey
| Article
|
| Mantığınla ilerlemeyi bırak
| Stop moving forward with your logic
|
| Bir kez olsun arzularını dinle
| Listen to your desires for once
|
| Gün yüzünden mahrum etme
| Don't be deprived of the day
|
| Esaretinden yakma beni
| Don't burn me from your bondage
|
| Esaretinden yakma beni
| Don't burn me from your bondage
|
| Yazık etme, kurduğum hayallere
| Don't pity my dreams
|
| Sakin durduğuma bakma sen
| Don't look at me standing still
|
| Yine yine yine yine sevebilir | can love again and again |