| Bir deniz üstündeyim, ne ucu var ne bucağı
| I'm on a sea, it has neither end nor end
|
| Bir rüzgar önündeyim, gel keyfim gel
| I'm in front of a wind, come my joy come
|
| Bir deniz üstündeyim, ne ucu var ne bucağı
| I'm on a sea, it has neither end nor end
|
| Bir sevda içindeyim, başım dumanlı
| I'm in love, my head is smoky
|
| Ağzımda bal gibi tatlı bir türkü
| A sweet song like honey in my mouth
|
| Bir iner bir çıkarım bu yokuşu
| I go down and take off this slope
|
| Ağzımda bal gibi tatlı bir türkü
| A sweet song like honey in my mouth
|
| Kazanırım çocuklarıma ekmek parası
| I earn bread money for my children
|
| Ben deniz üstünde, rüzgar önünde
| I'm on the sea, in front of the wind
|
| Ben sevda içinde, tatlı türküde
| I am in love, in sweet song
|
| İnişte yokuşta, ekmek parasında
| Downhill on the slope, on the bread
|
| İki oğlum var, Mehmet’le Ali
| I have two sons, Mehmet and Ali.
|
| Gönlümde bir dünya, pamuk gibi
| A world in my heart, like cotton
|
| Ağzımda bal gibi tatlı bir türkü
| A sweet song like honey in my mouth
|
| Bir iner bir çıkarım bu yokuşu
| I go down and take off this slope
|
| Ağzımda bal gibi tatlı bir türkü
| A sweet song like honey in my mouth
|
| Kazanırım çocuklarıma ekmek parası
| I earn bread money for my children
|
| Ağzımda bal gibi tatlı bir türkü
| A sweet song like honey in my mouth
|
| Bir iner bir çıkarım bu yokuşu
| I go down and take off this slope
|
| Ağzımda bal gibi tatlı bir türkü
| A sweet song like honey in my mouth
|
| Kazanırım çocuklarıma ekmek parası | I earn bread money for my children |