| Cuma günleri valiz hazırlamak gibi
| It's like packing suitcases on Fridays.
|
| Cuma günleri seninle ilkbahar gibi
| Fridays are like spring with you
|
| Ellerini alıp dokunmamak gibi
| Like taking your hands and not touching
|
| Gözlerini görüp de bakmamak gibi
| Like seeing your eyes and not looking
|
| Hiçbir cumartesi günüm bir türlü yetmedi
| No Saturday was enough for me
|
| Asla cumartesi gece sabahla bitmedi
| Saturday night never ends with morning
|
| Ben seninim, gece benim sabah benim
| I'm yours, my night is mine
|
| Sen beni hiç düşünme, ben hep böyleyim
| Don't you ever think of me, I'm always like this
|
| Haftanın sonu bir nakarat gibi
| Weekend is like a chorus
|
| Haftanın sonu hep aynı günleri
| Same days at the end of the week
|
| Pazar günleri pazartesi alır beni
| Monday picks me up on sundays
|
| Pazar günleri elimdeki balık gibi
| Like the fish in my hand on Sundays
|
| Gözlerini görürken ağlamak gibi
| It's like crying when you see your eyes
|
| Kıymetini giderken anlamak gibi
| It's like realizing your worth as you go.
|
| Kıymetini giderken anlamak gibi
| It's like realizing your worth as you go.
|
| Haftanın sonu bir nakarat gibi
| Weekend is like a chorus
|
| Haftanın sonu hep aynı günleri | Same days at the end of the week |