| Gözlerin umutlardan bir haber veriyor
| Your eyes give a message of hope
|
| Gözlerin umutlardan bir haber veriyor
| Your eyes give a message of hope
|
| Aşık olacak gibisin, gözlerinde atıyor kalbin
| You seem to fall in love, your heart beats in your eyes
|
| Ve bir eylül akşamında yaprak çıtırtılarıyla yürüyorsun
| And you walk with the crackling of leaves on a September evening
|
| Aşık olacak gibisin, gözlerinde atıyor kalbin
| You seem to fall in love, your heart beats in your eyes
|
| Ve bir eylül akşamında yaprak çıtırtılarıyla yürüyorsun
| And you walk with the crackling of leaves on a September evening
|
| Yürüyorsun, yürüyorsun
| you're walking, you're walking
|
| Yorgunsun akan sudan daha çok yorgunsun
| You're tired more than running water
|
| Yalnızsın bir damla kadar göl içinde yalnızsın
| You are alone, you are alone in the lake as a drop
|
| Aşka dönecek gibisin, gözlerinde atıyor kalbin
| You seem to return to love, your heart beats in your eyes
|
| Ve bir eylül akşamında yaprak çıtırtılarıyla yürüyorsun
| And you walk with the crackling of leaves on a September evening
|
| Aşık olacak gibisin, gözlerinde atıyor kalbin
| You seem to fall in love, your heart beats in your eyes
|
| Ve bir eylül akşamında yaprak çıtırtılarıyla yürüyorsun
| And you walk with the crackling of leaves on a September evening
|
| Yürüyorsun, yürüyorsun | you're walking, you're walking |