| Aşk ki (original) | Aşk ki (translation) |
|---|---|
| Aşk ki | love that |
| Bazen solgun bir sudur | Sometimes it's a pale water |
| Aktıkça içime | As I drink |
| Solur, soluğu boğulur | He breathes, his breath suffocates |
| Aşk ki | love that |
| Bulanık rüzgârdır | It's a cloudy wind |
| Taradıkça ellerimi ellerimi | As I comb my hands |
| Büyür belleği kırılır | Growing memory breaks |
| Kahraman dönüşler bir yanımda | Hero turns on one side |
| Diğer tarafımda asılsız cinayetler | Unfounded murders on my other side |
| Ya yarı yolda bırakırlar beni | Either they let me down |
| Ya da öldürüp gömerler yalnızlığıma | Or they kill and bury me in my loneliness |
| Aşk ki | love that |
| Bazen taysız bir çocuktur | Sometimes a foal is a child |
| Baktıkça gözlerime | As you look into my eyes |
| Unutur konuşmayı, koşuşur | He forgets to talk, he runs |
| Aşk ki | love that |
| Zamana çekilmiş çiziktir | It's a scratch on time |
| Yazıldıkça üstüne üstüne | As it's written on |
| Ölüme benzer sözcükler silinir | Words like death are deleted |
| Kahraman dönüşler bir yanımda | Hero turns on one side |
| Diğer tarafımda asılsız cinayetler | Unfounded murders on my other side |
| Ya yarı yolda bırakırlar beni | Either they let me down |
| Ya da öldürüp gömerler yalnızlığıma | Or they kill and bury me in my loneliness |
