| Bir yaz günü uyandığımda
| When I wake up on a summer day
|
| Hiç duymadığım sesler geldi kulağıma
| I heard voices I've never heard before
|
| Bir yaz günü kendimi yorgun
| I feel tired on a summer day
|
| Tükenmiş bulup da bakınca aynaya
| When I find it exhausted and look in the mirror
|
| Daha sabahtan kararımı verdim
| I made my decision in the morning
|
| Ne iş var ne güç var bugün benim
| There is no work, no power, today is mine
|
| Bir günden ne çıkar istediğimi yapsam
| If I do what I want out of a day
|
| Kimse fark etmez dünya batmaz
| It doesn't matter, the world doesn't sink
|
| Bir yaz günü her şeyden uzakta
| A summer day away from everything
|
| Tek başıma uzandım kırlara
| I lay alone in the fields
|
| Bir yaz günü inanmak zor olsa da
| Although it's hard to believe on a summer day
|
| Kuşlarla konuştum rüzgârla yarıştım
| I talked to the birds, I raced with the wind
|
| Başımın üstünde yüzlerce kelebek
| hundreds of butterflies above my head
|
| Dans edip döndüler etrafımda
| They danced and spun around me
|
| Biraz uzakta akarsuyun
| Stream a little far
|
| Gürültüsü kulaklarımda
| The noise is in my ears
|
| Ne yazık değil mi kendimize
| Isn't it a pity for ourselves
|
| Ne yazık değil mi günlerimize
| Isn't it a pity our days
|
| Her şey varken yanımızda
| While we have everything
|
| Ararız hepsini filmlerde
| We look for them all in movies
|
| Şu kuşlara şu gökyüzüne bir bak
| Look at those birds, look at those sky
|
| Rüzgâr sanki seni uçuracak
| As if the wind will blow you away
|
| Ağaçlardan sakın korkma
| Don't be afraid of trees
|
| Yalnız değilsin buralarda
| you are not alone here
|
| Bulutlara uzansın ellerin
| Let your hands reach the clouds
|
| Bir yaz günü uyandığımda
| When I wake up on a summer day
|
| Hiç duymadığım sesler geldi kulağıma
| I heard voices I've never heard before
|
| Başımın üstünde yüzlerce kelebek
| hundreds of butterflies above my head
|
| Dans edip döndüler etrafımda
| They danced and spun around me
|
| Biraz uzakta akarsuyun
| Stream a little far
|
| Gürültüsü kulaklarımda
| The noise is in my ears
|
| Bir yaz günü, bir yaz günü | A summer day, a summer day |