| Sonsuza kadar gitti mi şarkılar?
| Are the songs gone forever?
|
| Yanımdaydılar oysa yakın bir zamanlar.
| They were with me, but they were close once.
|
| Sürer mi yankılar, baskılar, sancılar?
| Will it last, echoes, pressures, pains?
|
| Geçmiş ahtapot kollarıyla sarmalar.
| Past octopus wraps with arms.
|
| Sonsuza kadar gitti mi şarkılar?
| Are the songs gone forever?
|
| Yanımdaydılar oysa yakın bir zamanlar.
| They were with me, but they were close once.
|
| Tarih kitapları hep yanlış yazar.
| History books are always wrong.
|
| Sen ve ben hatırlarız,
| You and I remember,
|
| Olanları, olmayanları.
| The ones that are, the ones that aren't.
|
| Gidenleri, kalanları.
| Those who left, those who remained.
|
| Düşenleri, yok olanları.
| Those who have fallen, those who have disappeared.
|
| Sürer mi yankılar, baskılar, sancılar?
| Will it last, echoes, pressures, pains?
|
| Geçmiş ahtapot kollarıyla sarmalar, sarmalar.
| Wraps, wraps with past octopus arms.
|
| Sonsuza kadar gitti mi şarkılar?
| Are the songs gone forever?
|
| Sürer mi yankılar, baskılar?
| Will it last, repercussions?
|
| Yankılar…
| Echoes…
|
| Yankılar…
| Echoes…
|
| Tarih kitapları hep yanlış yazar.
| History books are always wrong.
|
| Basıp gider mi içine dolduğumuz bu arabalar? | Will these cars that we are stuffed into go away? |