| Sana benziyor sevdiğim herkes
| Everyone I love is like you
|
| Başıma gelmedi böylesi
| This did not happen to me
|
| Bir kez
| One time
|
| Zannettiklerim oldu inandıklarım
| What I thought became what I believed
|
| Anlattıklarım vardı ve de anladıklarım
| I had what I told and what I understood
|
| Aradım ararken bir anda bulduklarım oldu
| While I was searching, I suddenly found something
|
| Ama sen hiç yoktun
| but you were never there
|
| O güzel yüzü görmek için uyanıp gece yarısı
| Waking up in the middle of the night to see that pretty face
|
| Susuz kalmış dudakları aralanır hemen arası
| His thirsty lips are parted immediately.
|
| Ya bana gülümser ya da bir şey der
| Either he smiles at me or says something
|
| Yaşıyorsak eğer
| if we are alive
|
| Yaşıyorsak eğer
| if we are alive
|
| Böyle yaşamak herşeye bedel
| Living like this is worth everything
|
| Senden başkası kimmiş neymiş bilmiyorum
| I don't know who it was other than you.
|
| Birileri zile basmış
| Someone rang the bell
|
| Yok ben duymuyorum
| No I don't hear
|
| Fırtına çıkmış göğsünde dinliyorum seni sevgilim
| I'm listening to you in your chest, my darling
|
| Büyük aşklar hep bitermiş
| Great loves always end
|
| Tamam korkmuyorum
| ok i'm not afraid
|
| Atlarıyla gel diyordu ben gitmiyorum
| He was saying come with his horses, I'm not going
|
| Soruları sorunlara çarptım
| I bumped questions into problems
|
| Sana bölmüyorum beni
| I'm not dividing you
|
| Sevgilim sevgilim sevgilim
| my darling my darling my darling
|
| O güzel yüzü görmek için uyanıp gece yarısı
| Waking up in the middle of the night to see that pretty face
|
| Susuz kalmış dudakları aralanır hemen arası
| His thirsty lips are parted immediately.
|
| Ya bana gülümser ya da bir şey der
| Either he smiles at me or says something
|
| Yaşıyorsak eğer
| if we are alive
|
| Yaşıyorsak eğer
| if we are alive
|
| Böyle yaşamak herşeye bedel
| Living like this is worth everything
|
| Senden başkası kimmiş neymiş bilmiyorum
| I don't know who it was other than you.
|
| Birileri zile basmış
| Someone rang the bell
|
| Yok ben duymuyorum
| No I don't hear
|
| Fırtına çıkmış göğsünde dinliyorum seni sevgilim
| I'm listening to you in your chest, my darling
|
| Büyük aşklar hep bitermiş
| Great loves always end
|
| Tamam korkmuyorum
| ok i'm not afraid
|
| Atlarıyla gel diyordu ben gitmiyorum
| He was saying come with his horses, I'm not going
|
| Soruları sorunlara çarptım
| I bumped questions into problems
|
| Sana bölmüyorum beni
| I'm not dividing you
|
| Sevgilim sevgilim sevgilim | my darling my darling my darling |