| Ver elini sahte solgun pisliğime bulaşsın
| Give me your hand to mess with my fake pale scum
|
| Bir anınız bir anını tutmadı hiç, son olsun
| Not a single moment of yours ever kept, let it be the last
|
| Pişmanlığın bir anlıktır, güllerimi sahte sandın
| Your regret is momentary, you thought my roses were fake
|
| Kan eline bulaştı, sen yine de çok rahatsın
| Blood's on your hands, yet you're so comfortable
|
| Kan!
| Blood!
|
| Bir elin yağda bir elin balda kanar
| One hand bleeds in oil and one bleeds in honey
|
| Kan!
| Blood!
|
| Bir elin yağda bir elin balda kanar
| One hand bleeds in oil and one bleeds in honey
|
| Sok elini sahte solgun hücresine ulaşsın
| Let him reach his fake pale cell
|
| İnsanlığın imdadına doymadı hiç son olsun
| He did not get enough of the help of humanity, let there be no end
|
| Kan!
| Blood!
|
| Bir elin yağda bir elin balda kanar
| One hand bleeds in oil and one bleeds in honey
|
| Kan!
| Blood!
|
| Bir elin yağda bir elin balda kanar
| One hand bleeds in oil and one bleeds in honey
|
| Kan emdiler, kör ettiler, göz diktiler, gör
| They bled, they blinded, they covet, see
|
| Kul ettiler, çok gördüler, bok ettiler, kaç
| Worshiped, seen too much, fucked up, run away
|
| Kan emdiler, kör ettiler, göz diktiler, gör
| They bled, they blinded, they covet, see
|
| Kul ettiler, çok gördüler, bok ettiler, kaç
| Worshiped, seen too much, fucked up, run away
|
| Kan!
| Blood!
|
| Bir elin yağda bir elin balda kanar
| One hand bleeds in oil and one bleeds in honey
|
| Kan!
| Blood!
|
| Bir elin yağda bir elin balda kanar | One hand bleeds in oil and one bleeds in honey |