| Gönlümü deldi geçti sanki
| It's like it pierced my heart
|
| Kalbime hançer sapladı sanki
| It's like a dagger stuck in my heart
|
| Bakışı her şeyi anlattı sanki
| His look said it all
|
| Pişman mı sanki, olsa sanki, der mi sanki
| Does he regret it, as if he were saying, as if
|
| Çok yalnızdım duvarlara adını yazdım
| I was so lonely I wrote your name on the walls
|
| Çok yandım enkaz altında kaldım
| I've been burned so much I've been under the rubble
|
| Hiç kimse benden yana olmasın
| No one is on my side
|
| Hiç kimse bana hoşgörülü olmasın
| no one be tolerant of me
|
| Ne zaman mutlu olsam yüreğim yanar
| Whenever I'm happy my heart burns
|
| Ne zaman aşka atılsam küser dağlar
| Whenever I fall in love, mountains get offended
|
| Ne zaman gülecek Bahtım senin kadar
| When will he laugh My luck is as much as you
|
| Ne zaman, ne zaman
| when, when
|
| Ne zaman mutlu olsam yüreğim yanar
| Whenever I'm happy my heart burns
|
| Ne zaman aşka atılsam küser dağlar
| Whenever I fall in love, mountains get offended
|
| Ne zaman gülecek Bahtım senin kadar
| When will he laugh My luck is as much as you
|
| Ne zaman, ne zaman
| when, when
|
| Gönlümü deldi geçti sanki
| It's like it pierced my heart
|
| Kalbime hançer sapladı sanki
| It's like a dagger stuck in my heart
|
| Bakışı her şeyi anlattı sanki
| His look said it all
|
| Pişman mı sanki, olsa sanki, der mi sanki
| Does he regret it, as if he were saying, as if
|
| Çok yalnızdım duvarlara adını yazdım
| I was so lonely I wrote your name on the walls
|
| Çok yandım enkaz altında kaldım
| I've been burned so much I've been under the rubble
|
| Hiç kimse benden yana olmasın
| No one is on my side
|
| Hiç kimse bana hoşgörülü olmasın
| no one be tolerant of me
|
| Ne zaman mutlu olsam yüreğim yanar
| Whenever I'm happy my heart burns
|
| Ne zaman aşka atılsam küser dağlar
| Whenever I fall in love, mountains get offended
|
| Ne zaman gülecek Bahtım senin kadar
| When will he laugh My luck is as much as you
|
| Ne zaman, ne zaman
| when, when
|
| Ne zaman mutlu olsam yüreğim yanar
| Whenever I'm happy my heart burns
|
| Ne zaman aşka atılsam küser dağlar
| Whenever I fall in love, mountains get offended
|
| Ne zaman gülecek Bahtım senin kadar
| When will he laugh My luck is as much as you
|
| Ne zaman, ne zaman | when, when |