| Pişirdim sevdiğin yemekleri
| I cooked your favorite food
|
| Suya koydum sevdiğin çiçekleri
| I put the flowers you love in water
|
| Evde ne varsa baktım elledim
| I checked everything in the house
|
| Özledim çok özledim
| I miss you so much
|
| Kucağımda senin aldığın bebek
| The baby you took in my arms
|
| Dinledim hep aynı şarkıyı dinledim
| I've always listened to the same song
|
| Mumlar bitti ben yine bekledim
| The candles are gone, I waited again
|
| Özledim çok özledim
| I miss you so much
|
| Hep yürüdüğümüz sahildeyim
| I'm on the beach where we always walk
|
| Şu küçük tekneyi nasıl da severim
| How I love that little boat
|
| Resmin buruştu terli elimde
| Your picture is crumpled in my sweaty hand
|
| Onu denize atsam mı yoksa
| Should I throw it into the sea or
|
| Bağrıma bassam mı bilemedim
| I didn't know if I should embrace it
|
| Önünden geçtim abonesi olduğumuz kahvenin
| I passed by the coffee we subscribe to
|
| Girip oturmaya cesaret edemedim
| I did not dare to enter and sit
|
| Seni sordu bizim balıkçı
| Our fisherman asked you
|
| Göz yaşlarımı tutsam mı yoksa
| Should I hold back my tears or
|
| Salsam mı bilemedim | I don't know if I have salsa |