| Uzun zamandır atmıyordu böyle kalbim
| My heart hasn't been beating like this for a long time
|
| Güm güm güm
| thud thud
|
| Tam unutmuştum seni ne ara niye geri döndün?
| I completely forgot about you, why did you come back?
|
| Hı?
| What?
|
| Yasın tutulmuştu üstü çizilmişti
| It was mourned, it was crossed out
|
| O çok sevdiğin isminin
| It's your favorite name
|
| Sakın bir şey söyleme
| don't say anything
|
| Artık bir anlamı yok sözlerin ve o gözlerin
| Your words and those eyes don't mean anymore
|
| Gözlerin bana yine yalancı, yalancı bakıyor, bakıyor
| Your eyes are looking at me again lying, lying, looking
|
| Bilenin ahını bilmeyenin aklını alıyor, uçuruyor
| It takes the mind of those who don't know, it makes it fly
|
| Acısı dün gibi kalbime kalbime vuruyor, dokunuyor
| The pain hits my heart like it was yesterday, it touches my heart
|
| Dile kolay tabi, yaşa da gör nasıl yanıyor canın
| It's easy to say, live and see how it hurts
|
| Söz vermiştin sözü tutmalı ya da bir ömür boyu susmalı
| You made a promise, keep it or keep silent for a lifetime
|
| Aşktı, geçti, çok zorladı ama zerresi kalmadı
| It was love, it passed, it tried so hard, but there is no trace left
|
| Söz vermiştin ya tutmalı ya da bir ömür boyu susmalı
| You promised to either keep it or keep quiet for a lifetime
|
| Aşktı, geçti, çok zorladı ama zerresi kalmadı
| It was love, it passed, it tried so hard, but there is no trace left
|
| Gözlerin bana yine yalancı, yalancı bakıyor, bakıyor
| Your eyes are looking at me again lying, lying, looking
|
| Bilenin ahını bilmeyenin aklını alıyor, uçuruyor
| It takes the mind of those who don't know, it makes it fly
|
| Acısı dün gibi kalbime kalbime vuruyor, dokunuyor
| The pain hits my heart like it was yesterday, it touches my heart
|
| Dile kolay tabi, yaşa da gör nasıl yanıyor canın
| It's easy to say, live and see how it hurts
|
| Söz vermiştin sözü tutmalı ya da bir ömür boyu susmalı
| You made a promise, keep it or keep silent for a lifetime
|
| Aşktı, geçti, çok zorladı ama zerresi kalmadı
| It was love, it passed, it tried so hard, but there is no trace left
|
| Söz vermiştin ya tutmalı ya da bir ömür boyu susmalı
| You promised to either keep it or keep quiet for a lifetime
|
| Aşktı, geçti, çok zorladı ama zerresi kalmadı | It was love, it passed, it tried so hard, but there is no trace left |