| Tüm Bir Yaşam (original) | Tüm Bir Yaşam (translation) |
|---|---|
| Daha seni ilk gördüğümde | When I first saw you |
| Daha yüzüne baktığımda | When I look at your face |
| Bana baharı anımsatan | reminds me of spring |
| Bir umut doldu içime | A hope filled me |
| Daha seni ilk gördüğümde | When I first saw you |
| Daha elini tuttuğumda | When I hold your hand |
| Yaşamaya şimdi başlıyorsun | You start living now |
| Dedim kendi kendime | I said to myself |
| Öyle büyük bir mutluluk | such a great happiness |
| Bir anlam verdi ki | It made sense that |
| Seninle geçen o 1 yıl | That 1 year with you |
| Yaşantıma | to my life |
| Öyle çok sevdim ki seni | I loved you so much |
| Öyle çok ki anlatamam | So much that I can't explain |
| O bir yılın anlamını | It means the meaning of a year |
| Bin yıl geçse de unutmam | Even if a thousand years pass, I will not forget |
| Öyle çok sevdim ki seni | I loved you so much |
| Öyle çok ki anlatamam | So much that I can't explain |
| Bir tek yıla sığdı her şey | Everything fit in a single year |
| Bir tek yıla tüm bir yaşam | A whole life in a single year |
| Daha seni ilk gördüğümde | When I first saw you |
| Daha yüzüne baktığımda | When I look at your face |
| Bana güneşi anımsatan | reminds me of the sun |
| Bir ateş yandı içimde | A fire burned inside me |
| Daha seni ilk gördüğümde | When I first saw you |
| Daha yanına geldiğimde | When I come to you |
| Önümüzde çok güzel günler var | We have great days ahead |
| Dedim kendi kendime | I said to myself |
| Öyle büyük bir mutluluk | such a great happiness |
| Bir anlam verdi ki | It made sense that |
| Seninle geçen o 1 yıl | That 1 year with you |
| Yaşantıma | to my life |
| Öyle çok sevdim ki seni | I loved you so much |
| Öyle çok ki anlatamam | So much that I can't explain |
| O bir yılın anlamını | It means the meaning of a year |
| Bin yıl geçse de unutmam | Even if a thousand years pass, I will not forget |
| Öyle çok sevdim ki seni | I loved you so much |
| Öyle çok ki anlatamam | So much that I can't explain |
| Bir tek yıla sığdı her şey | Everything fit in a single year |
| Bir tek yıla tüm bir yaşam | A whole life in a single year |
| Bir tek yıla sığdı her şey | Everything fit in a single year |
| Tüm bir yaşam | a whole life |
