| Şaşkın (original) | Şaşkın (translation) |
|---|---|
| Aşk şarabı içmesi hoştur şaşkın | It's nice to drink the wine of love, confused |
| Şarap peşinden koşmak boştur şaşkın | chasing wine is futile |
| Bir oyana bir bu yana yatma şaşkın | Don't lie down |
| Tenhalarda menhalarda bitmiş aşkın | Your love is over in secluded places |
| Şaşkın sana ne dedim sen ne yaptın | Confused, what did I tell you, what did you do |
| Dün gece gördüm seni ters yola saptın | I saw you last night, you took the wrong way |
| Bir oyana bir bu yana yatma şaşkın | Don't lie down |
| Tenhalarda menhalarda bitmiş aşkın | Your love is over in secluded places |
| Sana başka sözüm yok bu alem içinde | I have nothing else to say to you in this world |
| Bir alemsin şaşkın sen alem içinde | You are a world, confused, you are in a world |
| Bir oyana bir bu yana yatma şaşkın | Don't lie down |
| Tenhalarda menhalarda bitmiş aşkın | Your love is over in secluded places |
