| Karadeniz (original) | Karadeniz (translation) |
|---|---|
| Karadeniz, karadeniz | Black Sea, black sea |
| Fırtınalar içindeyiz | we are in storms |
| Dört karanfil verdim sana | I gave you four carnations |
| Her biri bir engin deniz | each a vast sea |
| Dağlarda kır çiçekleri | wildflowers in the mountains |
| Sevgi dolu yürekleri | loving hearts |
| Doğdu ülkemin üstüne | He was born on my country |
| Güneşten sıcak gözleri | eyes hot from the sun |
| Dağda yanar bir top çiçek | A ball of flowers that lights up on the mountain |
| Hepsi bir yumruk bir yürek | All one fist one heart |
| Bahar eylediler kışı | Spring they made winter |
| Geceyi gündüz ederek | Turning the night into day |
| Açlık karanlık bir yandan | Hunger on a dark side |
| Her taraf zindan mı zindan | Is every side dungeon dungeon |
| Ateş yakıp ısındılar | They lit a fire and warmed |
| Elleri çözüldü kından | His hands are sheathed |
| Kardeniz, karadeniz | black sea, black sea |
| Fırtınalar içindeyiz | we are in storms |
