| Bende Bir Problem Var (original) | Bende Bir Problem Var (translation) |
|---|---|
| Hayat kolay değil evet | life ain't easy yeah |
| Bana bilmediğim bi'şey söyle | Tell me something I don't know |
| Telaş, yarış, savaş, barış | rush, race, war, peace |
| Niye | Why |
| Ben, kardelenler arasında sırıtan kimliksiz ot | I'm the anonymous grass grinning among the snowdrops |
| Sen, ayçiçeklerinin yüzünü döndüğü güneş | You, the sun that the sunflowers face |
| Beni bırak | leave me |
| Takıntılarım var | I have obsessions |
| İnsanlara yönelttiğim anlamsız sorular | Meaningless questions I ask people |
| Beni terk et | leave me |
| Valla sorun olmaz | Well it's okay |
| Hoşlanırım yalnızlıktan | i like solitude |
| Bende bi' problem var | I have a problem |
| Hayat uzun bi' yolculuk | life is a long journey |
| Götür bilmediğim bi' yerlere | Take me to places I don't know |
| Talan, yıkım, bilmem, yarın | Plunder, destruction, I don't know, tomorrow |
| Niye | Why |
| Ben, yol boyunca uzanan gri sıkıcı bariyer | Me, the gray boring barrier that runs along the road |
| Sen, vadinin ardında ilk defa görülen deniz | You, the sea seen for the first time behind the valley |
| Beni bırak | leave me |
| Takıntılarım var | I have obsessions |
| İnsanlara yönelttiğim anlamsız sorular | Meaningless questions I ask people |
| Beni terk et | leave me |
| Valla sorun olmaz | Well it's okay |
| Hoşlanırım yalnızlıktan | i like solitude |
| Bende bi' problem var | I have a problem |
