| Mazide bıraktım anılarla gençliğimi
| I left my youth with memories in the past
|
| Unutmadım o yolları acılarla geçtiğimi
| I didn't forget that I crossed those roads with pain
|
| Hatırlarım Allah’ı ve satırlarım ağlar
| I remember Allah and my lines cry
|
| Tek yaşama hevesimi yarınlarım sağlar
| My tomorrows provide my enthusiasm to live alone
|
| Musalla taşına yakınım belki ben ama
| Maybe I'm close to the Musalla stone, but
|
| Çok şey öğretmiş bana ömrümden geçen zaman
| Time in my life taught me a lot
|
| Hem doğru hem yalan dolan olan her şeyi
| Everything that is both true and false
|
| Aşkı, ihaneti, sahteyi ve gerçeği
| Love, betrayal, fake and truth
|
| Su gibi aktı zaman gençliğim boğuldu
| My youth drowned when it flowed like water
|
| Şeytana uyarken ben gençliğimden oldum
| I fell from my youth while I was following the devil
|
| Dünya döner ama gençliğim dönmez geri
| The world turns but my youth does not return
|
| Zaman bana ancak eksiğimi gösterir
| Time will only show me what I lack
|
| Boşa geçen yıllarım yer ve bitirir beni
| My wasted years eat and finish me
|
| Eski zamanlar alır derde götürür beni
| Old times get me in trouble
|
| Sonra anladım ki geç değildi başlamam
| Then I realized that it wasn't too late for me to start
|
| Ben ve bedenim değil gençliğimdi yaşlanan
| It wasn't me and my body, it was my youth that aged
|
| Resimdeki yüz yalan geri kalan adam
| Picture face lie rest man
|
| Yaşlı ve deli zaman yeniden başlayamam
| I can't start over when old and crazy
|
| Gençliğim hasta yatan
| My youth is sick
|
| Geri dönecek bir yolum yok tut elimi
| I have no way back, take my hand
|
| Resimdeki yüz yalan geri kalan adam
| Picture face lie rest man
|
| Yaşlı ve deli zaman yeniden başlayamam
| I can't start over when old and crazy
|
| Gençliğim hasta yatan
| My youth is sick
|
| Geri dönecek bir yolum yok tut elimi
| I have no way back, take my hand
|
| Eskiden yoktu bu ak rengi saçımda
| In the past, this white color was not in my hair
|
| Yoktu dert başımda, hayat güzeldi koç 8 yaşında
| I didn't have any trouble, life was good, coach 8 years old
|
| Güzeldi sorumluluk yok, uykusuzluk yok
| It was good, no responsibility, no insomnia
|
| Şimdi büyüdüm hep sorumluyum ve uykusuzum çok
| Now I've grown up, I'm always responsible and I'm very sleepy
|
| Peşimde iş derinden işlemiş bu sistem
| This system is deeply rooted in my pursuit.
|
| Çocukken dökülen gözyaşlarımı hiçbir şeye değişmem
| I wouldn't trade the tears I shed as a child for anything
|
| Çocukken bıçak çekilmezdi kavgalarda hiç
| As a child, knives were never drawn in fights.
|
| Çekilmezdi ki boynuna benim gardaşlarıma ip
| It was impossible to draw a rope around my neck
|
| Yoktu para derdi, yoktu aşk, yoktu yel
| There was no money, there was no love, there was no wind
|
| Şimdi şeytan şoför limuzinde gidiyor son model
| Now the devil is driving in the chauffeur limo, the latest model
|
| Gravitasyon değilki bizi yere basan tonla dert
| It's not gravitation, it bothers us with the tone that hits the ground.
|
| Yoktu rap, yoktu Def boştu kağıdım doldu hep
| There was no rap, there was no Def was empty, my paper was always full
|
| Silindi gitti kedere neşe kattığım zamanlar
| The times when I added joy to the sorrow have been erased
|
| Sabah değil akşam 10'da yattığım zamanlar
| When I go to bed at 10 in the evening, not in the morning
|
| Teselli istemem o da geçecek birgün
| I do not want consolation, it will pass one day
|
| Şu dinlediğin adamları toprak öpecek birgün
| The earth will kiss those men you listen to one day
|
| Resimdeki yüz yalan geri kalan adam
| Picture face lie rest man
|
| Yaşlı ve deli zaman yeniden başlayamam
| I can't start over when old and crazy
|
| Gençliğim hasta yatan
| My youth is sick
|
| Geri dönecek bir yolum yok tut elimi
| I have no way back, take my hand
|
| Resimdeki yüz yalan geri kalan adam
| Picture face lie rest man
|
| Yaşlı ve deli zaman yeniden başlayamam
| I can't start over when old and crazy
|
| Gençliğim hasta yatan
| My youth is sick
|
| Geri dönecek bir yolum yok tut elimi
| I have no way back, take my hand
|
| Bugün farklı her şey ve bugün daha ciddi
| Everything is different today and more serious today
|
| Çok yorulmuş dizler oysa genç kalmayı vadettik
| So tired knees but we promised to stay young
|
| Çocuk gibi koşmak isterken beden yavaşlıyor
| Body slows down when trying to run like a child
|
| Hız kaybediyor taşıdığım kalp adımlar yavaşlıyor
| Losing speed, the heart I carry, steps slowing down
|
| Her günümüz aynı; | Every day is the same; |
| oynuyoruz kalk haydi
| we're playing get up come on
|
| Nasıl geçti zaman sanki daha dün o parktaydık
| How did the time pass, as if we were in that park yesterday
|
| Bugün çektiğim her nefeste sokulur ölüm ve
| Death stings with every breath I take today and
|
| O zamanlar dert yoktu okulun önünde
| Back then, there was no problem in front of the school
|
| Pislik neydi bilmezdim ve dünyam ta bu kadardı
| I didn't know what the dirt was and that was my world
|
| O zamanlar problemleri üstümüzden çabuk atardık
| Back then, we used to get rid of problems quickly.
|
| Eskiden kardeş dediklerine bugün kan içir
| Those who used to call brothers drink blood today
|
| 'Bugün satıyorlar; | 'Today they are selling; |
| küçükken … için
| when you were little…
|
| Cepte şeker olurdu bugün banko bıçak var
| There would be candy in the pocket today there is a counter knife
|
| Ve kimisi annesi değil bugün banka kucaklar
| And some hugs the bank today, not their mother
|
| Özledim çocukluğumuzu, herkesin var anısı
| I miss our childhood, everyone has a memory
|
| Her gün aynı saatte zile basıp çağırmanızı
| Call the bell at the same time every day
|
| Resimdeki yüz yalan geri kalan adam
| Picture face lie rest man
|
| Yaşlı ve deli zaman yeniden başlayamam
| I can't start over when old and crazy
|
| Gençliğim hasta yatan
| My youth is sick
|
| Geri dönecek bir yolum yok tut elimi
| I have no way back, take my hand
|
| Resimdeki yüz yalan geri kalan adam
| Picture face lie rest man
|
| Yaşlı ve deli zaman yeniden başlayamam
| I can't start over when old and crazy
|
| Gençliğim hasta yatan
| My youth is sick
|
| Geri dönecek bir yolum yok tut elimi | I have no way back, take my hand |