| O akşam sessizce veda ederken
| While saying goodbye quietly that evening
|
| Maziyi yaşadım gözyaşlarımda
| I lived the past in my tears
|
| Özlemin dağ gibi büyüdü birden
| Your longing has grown like a mountain
|
| Daha yokluğunun ilk akşamında daha yokluğunun ilk akşamında
| In the first evening of your absence, in the first evening of your absence
|
| Her adım atışta geri döndüm
| I'm back with every step
|
| Izdıraptan inan deliye döndüm
| Believe me, I went crazy from the agony
|
| Her köşe başında gölgeni gördüm
| I saw your shadow on every corner
|
| Daha yokluğunun ilk akşamında daha yokluğunun ilk akşamında
| In the first evening of your absence, in the first evening of your absence
|
| Ben senin elinde çalan bir sazdım
| I was a saz playing in your hand
|
| Bir şarkıydın inan dudaklarımda
| You were a song believe me on my lips
|
| Adını ıslanmış (buğulu) camlara yazdım
| I wrote your name on the wet (misted) glass
|
| Daha yokluğunun ilk akşamında daha yokluğunun ilk akşamında
| In the first evening of your absence, in the first evening of your absence
|
| Her adım atışta geriye döndüm
| I'm back with every step
|
| Izdıraptan inan deliye döndüm
| Believe me, I went crazy from the agony
|
| Her köşe başında gölgeni gördüm
| I saw your shadow on every corner
|
| Daha yokluğunun ilk akşamında daha yokluğunun ilk akşamında | In the first evening of your absence, in the first evening of your absence |