| Acımasız gözlerinde unutmak da varmış meğer
| It turns out that there was also forgetting in your cruel eyes.
|
| Uykulara dargın düştüm değer canım sana değer
| I fell offended to sleep, my dear, it's worth you
|
| Güneş batar gecelerde benim aklım yine sende
| The sun goes down at night, my mind is still on you
|
| Bu nasıl bir sevda imiş, başım girmiş senle derde
| What kind of love is this, I got into trouble with you
|
| Günışığım hadi gel, gözlerim karanlıkta
| Sunshine come on, my eyes are in the dark
|
| Günışığım hadi gel, yüreğim karanlıkta
| Sunshine come on, my heart is in the dark
|
| Günışığım hadi gel, bana hayatımı geri ver
| Sunshine come on, give me back my life
|
| Günışığım hadi gel, bu ayrılık kader değil
| Sunshine, come on, this separation is not destiny
|
| Günışığım hadi gel, ölmek bundan beter değil
| Sunshine come on, dying is not worse than this
|
| Günışığım hadi gel, bana ömrümü geri ver
| Sunshine come on, give me back my life
|
| Yangınları yüreğimde yaşamak da varmış meğer
| It turns out that there was also living the fires in my heart.
|
| Mutlulukla dargın düştüm, değer canım sana değer… | I was offended with happiness, my dear, it is worth you… |